|

Kamil İman Sahibinin Ölüme Bakış
Açısı
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette
ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve
cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı,
aldatıcı metadan başka bir şey değildir. (Al-i İmran Suresi, 185)
Kuran'da, "Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra
Bize döndürüleceksiniz." (Ankebut Suresi, 57) ayetiyle de
haber verildiği gibi, dünya üzerindeki her insan kendisi için takdir
edilmiş bir günün, belirlenmiş bir saatinde muhakkak ölümle karşılaşacaktır.
Nitekim bugüne kadar hiçbir insanın gücü, malı, mülkü, serveti,
şöhreti, mevkiisi, itibarı, kuvveti ve güzelliği ölümü kendisinden
uzaklaştırmasına yetmemiştir. Ölüm, Allah'ın bir kanunudur; gelmiş
geçmiş tüm insanlar bu kesin ve önlenemez gerçekle karşılaşmıştır.
"Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe
yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile..." (Nisa Suresi,
78) ayetiyle hatırlatıldığı gibi, kimse ölümden kaçmayı başaramamıştır
ve başaramayacaktır.
Bu gerçek, kamil iman sahiplerinin derin bir anlayışla kavradıkları
bir konudur. Ölümün kesinliğini ve yakınlığını idrak etmeleriyle
birlikte, ölümden sonraki sonsuz hayata hazırlık yapmaları gerektiğini
de anlarlar. Allah'ın emrettiği ahlaka tam olarak ulaşamadan ve
Allah'ın rızasını kazanamadan ölmekten korkar, bu nedenle de büyük
bir samimiyet ve gayretle Allah'ın dinine sarılırlar. Ve her an
ölecekmiş gibi Allah'a yakınlaşmakta ve O'nun rızasını kazanmaya
çalışmakta acele ederler. Kuran'da kamil iman sahiplerinin şöyle
dua ettiklerinden bahsedilir:
... Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman
olarak öldür. (Araf Suresi, 126)
... Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette
benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni
salihlerin arasına kat. (Yusuf Suresi, 101)
Kamil iman sahipleri ölümü, Allah'ın bir emri olduğu için son derece
teslimiyetle karşılarlar. Hatta ölümü, Rabbimizin kendilerine müjdelediği
cennete kavuşmak için bir kapı olarak görürler. Ama bir yandan da
cehennem azabından sakınmaları gerektiğini bilir, var güçleriyle
hayırlarda yarışarak Allah'ın rızasını kazanmak için uğraşırlar.
Kuran'da inanan kimselerin ahirete kadar sürekli "umut ve korku"
içerisinde olacakları bildirilmiştir. Sonuç olarak kamil iman sahipleri,
iman ettikleri için cenneti umarlarken bir yandan da kendilerini
yeterli görmedikleri için cehennemden korkarlar. Kuran'da kamil
iman sahibi müminlerin "kötü hesap"tan korkuları, gösterdikleri
güzel tavırlar ve ulaştıkları hayırlı sonuç şöyle bildirilmiştir:
Onlar Allah'ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri
kesin sözü (misakı) bozmazlar.
Ve onlar Allah'ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi
ulaştırırlar. Rablerinden içleri saygı ile titrer, kötü hesaptan
korkarlar.
Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek
sabrederler, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak
verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle
savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret
mutluluğu) onlar içindir.
Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarından,
eşlerinden ve soylarından 'salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn
cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle
derler:)
"Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un)
sonu ne güzel." (Rad Suresi, 20-24)
|