|

Kamil İman Sahiplerinin Güzel
Yaşantısı
Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra
doğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); artık onlar için korku
yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. İşte onlar, cennet halkıdır;
yaptıklarına karşılık olmak üzere, içinde ebedi olarak kalacaklardır.
(Ahkaf Suresi, 13-14)
Müminler, iman eder ve sonra da dosdoğru bir istikamet tutturarak
imanlarında kararlılık gösterirler.
Onlar, Rabbimizden gelen herşeyde hayır olduğunu bilir, her zaman
şükredici olur ve O'na gönülden bağlanarak teslimiyet gösterirler.
Onlar, Allah katında takva sahipleridir.
Allah onların bu samimi yakınlıklarına karşılık hem dünyada, hem
de ahirette iyilik vaat etmiştir. Daha da önemlisi onları rahmetiyle
kuşatmış, onlardan razı olmuş ve onlara sevgisini ve hoşnutluğunu
yöneltmiştir. Kuran'da bu şerefli karşılık şöyle müjdelenmiştir:
… Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da O'ndan
hoşnut olmuşlardır ve (Allah) onlara, içinde ebedi kalacakları,
altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük 'kurtuluş
ve mutluluk' budur. (Tevbe Suresi, 100)
Onlar dünyadan yana bir hırsa kapılmaz, Allah'ın rızasını ve cennetini
kazanmak için ahirete yönelirler. Allah onların bu derin teslimiyetlerine
karşılık onlara cennetin yanında dünya hayatının nimetlerini de
arttırır:
Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini
onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever. (Al-i İmran Suresi,
148)
... Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara
güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin
yurdu ne güzeldir. (Nahl Suresi, 30)
Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.
Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve
mutluluk' budur. (Yunus Suresi, 64)
Onlar, dünyada karşılaştıkları tüm zorluklara sabreder ve başlarına
gelen sıkıntı her ne olursa olsun, Allah'tan başka dostları, yardımcıları
ve velileri olmadığını unutmazlar.
Onlar, ancak O'na sığınıp ancak O'ndan yardım dilerler.
Rabbimiz olan Allah onları rahmetiyle kuşatır ve onların koruyuculuğunu
üstlenir. Her olayı onların lehlerine çevirir ve onların yollarını
açar, onlara kolaylık diler. Daha da önemlisi Allah'ın dostları
olmaları nedeniyle onları yeryüzünde mutlak galip olanlar kılar,
onlara zafer verir ve onları dünyanın ve cennetin mirasçıları yapar:
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin.
Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı
kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi. (Araf Suresi, 128)
(Onlar da) Dediler ki: "Bize olan va'dinde sadık
kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun ki, cennetten
dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların
ecri ne güzeldir. (Zümer Suresi, 74)
Onlar, Rabbimizin rahmetine kavuşmayı içten arzu eden, O'nun haşmetinden
içleri titreyerek korkanlardır.
Onlar, Allah'a gönülden bağlılar olarak yakaranlardır.
Onlar, kendilerini kurtuluşa ulaştırması, cehennem azabından koruması
ve cenneti nasip etmesi için Allah'a tüm kalpleriyle ve bütün acizlikleriyle
yalvaranlardır. Rabbimiz de onların bu candan yalvarışlarına karşılık
verir ve onları sonsuza kadar rahmeti altında yaşayacakları cennetlere
yerleştirir:
Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir
makamdadırlar. Cennetlerde ve pınarlarda, Hafif ipekten ve ağır
işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).
İşte böyle; ve biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar; Orda, ilk ölümün
dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından
korumuştur. Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük
'mutluluk ve kurtuluş' budur. (Duhan Suresi, 51-57)
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk
dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde,
tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların
ve istek duydukları herşey onlarındır. Çok esirgeyen Rabbdan onlara
bir de sözlü "Selam" (vardır). (Yasin Suresi, 55-58)
İşte onlar, Allah'ın rızasını kazanan kamil iman sahipleridir.
|