Tüm Canlıları Allah'ın Yarattığını Sakın Unutmayın

Giriş
Tek İlah'ın Allah Olduğunu Unutmayın
Tek Yol Göstericinin Kuran Olduğunu Unutmayın
Yaşanılan Her Anın Kaderde Olduğunu Unutmayın
Sizi Saptırmak İçin Vargücüyle Çabalayan Şeytan'ın
Varlığını Unutmayın
Dünyanın Geçici Bir İmtihan Yeri Olduğunu Unutmayın
Her An Ölebileceğinizi Unutmayın
Kıyametin ve Hesap Gününün Mutlaka
Gerçekleşeceğini Unutmayın
İnkarcıların Azap Mekanı Cehenneme
Gideceğini Unutmayın
Mükafat Yurdu Cennete, Yalnızca Salih Müminlerin
Gireceklerini Unutmayın
Allah'a Dua Etmeyi Unutmayın
Allah'a Karşı Daima Samimi ve Dürüst Olmayı Unutmayın
Hatalarınızdan Dolayı Bir An Evvel Tevbe Edip
Bağışlanma Dilemeyi Unutmayın
Sonuç: Hatırlatma Ancak Allah'tan Korkanlara Fayda Verir
Tüm Canlıları Allah'ın Yarattığını Sakın Unutmayın

Çoğu insan bilim adamlarından duyduğu herşeyi mutlak birer doğru sanır. Bilim adamlarının birtakım felsefi ya da ideolojik önyargılara kapılmış olabileceklerini düşünmez.

Oysa bu bir aldanmadır, çünkü bilim adamlarının bir bölümü, sahip oldukları bazı önyargıları ya da bağlı oldukları felsefi görüşleri, bilimsel bir görünüm altında topluma empoze ederler. Örneğin, tesadüflerin karmaşa ve düzensizlikten başka bir şey oluşturamadığını gözleriyle gördükleri halde, evrendeki ve canlılardaki tasarımın ve düzenin tesadüfen ortaya çıktığını savunurlar.

Sözgelimi ateist bir biyolog, bir protein molekülünün yapısının çok karmaşık olduğunu gözleriyle görür. Bu karmaşıklığın içinde inanılmaz bir düzen olduğunu ve bu düzenin tesadüflerle kendi kendine oluşma olasılığının bulunmadığını gayet iyi bilir. Ama buna rağmen, canlılığın yapıtaşı olan proteinin, milyarlarca yıl önce ilkel dünya şartlarında rastlantılar sonucu meydana geldiğini iddia eder. Bu akılalmaz bir iddiadır. Bununla da kalmaz, yalnızca bir değil, milyonlarca proteinin tesadüflerle oluşup, sonra inanılmaz bir plan ve düzen içinde biraraya gelerek ilk canlı hücreyi oluşturduklarını da çekinmeden iddiasına ekler. Hatta bu iddiasını gözü kapalı bir inatçılıkla da savunur. Bahsettiğimiz kişi "evrimci" bir bilim adamıdır.

Oysa aynı bilim adamı, boş bir arazide yürürken üstüste dizilmiş üç tuğla görse, bunların tesadüfen meydana gelip sonra yine tesadüfen üstüste dizildiklerine asla ihtimal vermez. Hatta böyle bir iddiaya sahip bir kimsenin aklından zoru olduğunu düşünür. Peki, sıradan olayları normal değerlendirebilen bu insanlar, nasıl olup da konu kendilerinin ve etrafındakilerin varlığını araştırmaya gelince bu denli akıl dışı bir tutum sergileyebilmektedirler?

Bu davranışın bilim adına olduğunu söylemek mümkün değildir. Çünkü bilim, ihtimalleri eşit olan bir olayda bile her iki ihtimal üzerinde düşünmeyi, her ikisinden de şüphe etmeyi gerektirir. Oysa değil canlı bir hücrenin, onun milyonlarca proteininden tek bir tanesinin bile doğal şartlarda rastlantılarla oluşmasına imkan ve ihtimal yoktur.

Bu durumda geriye tek bir ihtimal kalmaktadır. Canlılık tesadüfen oluşmamıştır, bilinçli bir biçimde var edilmiştir. Diğer bir deyişle "yaratılmış"tır. Yani tüm canlı varlıklar, üstün bir güç, bilgi ve akıl sahibi Yaratıcı'nın tasarlamasıyla var olmuşlardır. Bu gerçek yalnızca bir inanç biçimi değil; akıl, mantık ve bilimin vardığı ortak bir sonuçtur.

O halde herşeyin Yaratıcısı'nın Rabbiniz olan Allah olduğunu ve yeryüzü üzerindeki herşeyi tasarlayanın da yalnızca O olduğunu sakın unutmayın.

 

Kuran Ahlakı
Allah İçin Yaşamak
İnsanlara Tapınma Dini
En Büyük İftira: Şirk
Adamlık Dini
Alay Denen Zulüm
Güzel Söze Uymanın Önemi
Herşeyde Hayır Görmek
Kamil İman
Kuran'da Adalet ve Hoşgörü
Kuran'da Münafık Karakteri
Kuran'da Sabrın Önemi
Kuran'da Şevk ve Heyecan
Kuran'da Tebliğ ve Tartışma
Kuran'da Ümitvar Olmak
Kuran'da Vicdanın Önemi
Müminlerin Cesareti
Müminlerin Merhameti
Niçin Kendini Kandırıyorsun
Allah Korkusu
Sakın Unutma