|

Şevksizlikten Kurtulmanın Yolu
Şevksizliğin tek çözümü: Allah korkusu...
Şevksizliğin kökeninde çoğu zaman bir iman zafiyeti olduğunu, bunun
ne kadar tehlikeli bir tavır bozukluğu olduğunu kavrayan bir kimse,
bu hastalıktan bir an önce kurtulabilmek için Kuran'da gösterilmiş
olan tüm yollara uymalıdır. Öncelikle şevkin asıl kaynağının Allah
korkusu olduğunu bilmeli ve bu yönde kendisini güçlendirmeli, derin
bir tefekkürle Allah'a olan yakınlığını artırmalıdır. Bu konuda
hem Allah'a sözlü olarak dua edip yardım istemeli, hem de fiili
olarak harekete geçerek her türlü çabayı göstermelidir.
Hiç kuşkusuz böyle bir durumda insanın ilk yapacağı şeylerden biri
de düşünmek olacaktır. Zira Allah Kuran'da vicdanı kullanarak düşünmenin
insanı doğruya götüren bir yöntem olduğuna dikkat çekmiştir. İnsan
Allah'ın varlığını ve büyüklüğünü, insanlar üzerindeki rahmetini
düşünmeli, böylece O'nun rızasını kazanmanın önemini kavramalıdır.
Aynı şekilde Allah'ın insanı bir amaç üzerine yarattığını, onu denemekte
olduğunu da düşünmelidir. Allah'ın her an kendisiyle beraber olduğunu,
görmekte ve işitmekte olduğunu bilmelidir. Yaptığı küçük büyük herşeyin
Allah katında saklandığını ve hesap gününde tüm bunlardan hesaba
çekileceğini unutmamalıdır. Ölümün ne kadar yakın olduğunu ve insanı
hiç beklemediği bir anda nasıl apansız yakalayabildiğini düşünmelidir.
Bunun yanında dünya hayatının ne kadar kısa, ahiret için birşeyler
yapabilmenin de ne kadar aciliyetli olduğunu kavramalıdır. Cennetin
güzelliğini, nimetlerin insana ne kadar büyük bir haz vereceğini
tefekkür etmeli ve sonsuzluğu anlamaya çalışmalıdır. Aynı şekilde
cehennemin nasıl acı azaplarla dolu olduğunu, orada güzel olan,
neşe ve zevk veren hiçbir şeyin olmadığını, sonsuza kadar bir daha
oradan geri dönüşün mümkün olmayacağını düşünmelidir. Dünyada iken
kendisine gerçekler anlatıldığı halde düşünmeyip, üzerinde durmadığı
takdirde sonsuza kadar yaşayacağı her an nasıl büyük bir pişmanlık
duyacağını bilmelidir.
İnsan tüm bunları samimiyetle düşünürse doğru sonuca varır. Böyle
bir sonla karşılaşmaktansa; vicdanının sesini dinleyip, iradesini
kullanıp harekete geçmenin, şevkle dine sarılmanın çok kolay olduğunu
görecek ve kararını verecektir. Zaten üç-beş on yılı aşmayan hayatını,
Allah'ın rızasını, sevgisini ve rahmetini kazanmaya adar ve Rabbimizin
vaat ettiği cennete kavuşmak için yarışır.
İnsanın cehenneme gitme ihtimalini bir an için olsun düşünmesi
de bulunduğu gaflet halinden silkinip kendine gelmesini sağlar.
Çünkü cehennem öyle bir yerdir ki dünyadaki hiçbir pişmanlık oradaki
pişmanlığı insana yaşatmaz, hiçbir acı da cehennem azabı ile kıyaslanmaz.
Bu nedenle bir insanın Kuran'da bildirilen cehennem ayetlerini okuyarak
nasıl bir yerden kurtulmak için çaba sarf etmesi gerektiğini görmesi,
şevk kazanmasını sağlayacak önemli bir yol olur.
Her insan tüm bu gerçekleri düşünmeli, şevksizliğin, dünyaya ve
ahirete bakış açısındaki yanlışlıklardan kaynaklandığını bilmeli
ve bir an önce ahirete yönelik bir çaba içinde olmalıdır. Olaylar
karşısında gösterdiği kayıtsızlığa karşılık bir süre sonra vicdanındaki
duyarlılığı tamamen kaybedebileceğini ve kalbinin katılaşabileceğini
de göz önünde bulundurmalı ve bu durumdan sakınmak için acele etmelidir.
Zira Allah "İman edenlerin, Allah'ın ve haktan
inmiş olanın zikri için kalplerinin 'saygı ve korku ile yumuşaması'
zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş,
sonra üzerlerinden uzun bir süre geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış
bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasık olanlardı." (Hadid
Suresi, 16) ayetiyle iman edenlere bu konunun önemini hatırlatmıştır.
Bir başka ayette ise Allah, taş gibi hatta daha da katılaşan kalplere
karşı Müslümanları uyarmıştır:
Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi,
hatta daha katı. Çünkü taşlardan öyleleri vardır ki, onlardan ırmaklar
fışkırır, öyleleri vardır ki yarılır, ondan sular çıkar, öyleleri
vardır ki Allah korkusuyla yuvarlanır. Allah yaptıklarınızdan gafil
(habersiz) değildir. (Bakara Suresi, 74)
Allah yukarıdaki ayetinde, Allah korkusundan dolayı içinden ırmaklar
fışkıran, yuvarlanan taşların örneğini vermiştir. İşte Allah korkusu,
tıpkı bu benzetmede olduğu gibi şevksiz kimseleri şevkli hale getirecek
ve onların Allah'ın rızasını aramak için hayırlarda yarışmalarını
sağlayacak ahlaka ulaştıracaktır.
|