|

Vicdan ve Kuran İnsana Hayatının
Gerçek Amacını Gösterir
Bizim sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve
gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız. (Mü'minun
Suresi, 115)
Bir önceki bölümde de belirttiğimiz gibi, vicdanıyla düşünen insan
hayatının amacını merak edecek ve cevabını araştırırken Allah'ın
vahyi olan Kuran'a yönelecektir. Kuran'ı eline alan biri için çok
önemli bir nokta vardır: Kuran'ı okurken de vicdanın daima uyanık
olması, her ayetin büyük bir samimiyetle okunarak uygulamaya geçirilmesi
ve yaşanması gerekir.
Kuran'ı okuyan kişi öncelikle yaratılış amacına da cevap bulacaktır.
Bu amaç Kuran'da şöyle bildirilir:
Ben, cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet
etsinler diye yarattım. Ben, onlardan bir rızık istemiyorum ve onların
beni doyurup-beslemelerini de istemiyorum. Hiç şüphesiz, rızık veren
O, metin kuvvet sahibi olan Allah'tır. (Zariyat Suresi, 56-58)
İnsanın dünya üzerinde geçireceği hayatın amacı ise, Allah'ı razı
edecek iyi ve güzel davranışlarda bulunmaktır. Ve Allah, insanı
bu amaçla denemektedir:
O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin
daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı.
O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. (Mülk Suresi, 2)
Şüphesiz biz, yeryüzü üzerindeki şeyleri ona bir
süs kıldık; onların hangisinin daha güzel davranışta bulunduğunu
deneyelim diye. (Kehf Suresi, 7)
Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan
yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.
Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.
(İnsan Suresi, 2-3)
Bu ayetleri gören kişi, Allah'ın hayatı insanları denemek için
yarattığını anlar. Hemen o güne kadarki hayatını ve çevresindeki
diğer insanların yaşadıkları hayatı gözünde canlandırır. Çevresindeki
insanların çoğu dünya hayatına yönelik bir koşturma ve çabalama
içerisindedir; çok detaylı planları vardır, ama bu planların tamamı
dünya içindir; gideceği okul, sahip olacağı meslek, evliliği, çocuk
sahibi olması, nasıl bir evde oturacağı, hangi marka araba alacağı,
maaşına ne zaman ne kadar zam geleceği, yılbaşını nerede geçireceği,
doğum gününde ne hediye alacağı, emeklilik zamanı, gideceği tatil
vs. Herkesin aklında hep bu türde planlar ve hedefler bulunmaktadır.
Ama ne ilginçtir ki, kimse dünyada bulunuşunun gerçek amacını düşünmemektedir.
Vicdanlı bir kişi bunlara şahit olduğunda, Allah insanlara asıl
amaçlarını bildirmişken onların bunu görmezlikten gelmelerinin büyük
bir gaflet olduğunu düşünür.
İnsanı yaratan, ona can veren ve onu yaşatmaya devam
eden Allah'tır. Ve Allah insanın yaratılış amacını çok açık bir
şekilde bildirmiştir: "Allah'a kul olmak". İnsanı mutlu edecek olan
tek şey de, yaratılış amacına uygun olarak Allah'a boyun eğmek,
herşeyini O'na adayıp sadece Allah'ın rızasını kazanmaktır. Ama
insanlar bu gerçeği hiç bilmiyormuş ve sanki bu dünyaya sadece bu
dünya hayatını yaşamaya gelmiş gibi, yaşamlarını büyük bir gaflet
ve hırsla sürdürmektedirler. Vicdanıyla düşünen kişi ise, insanların
büyük çoğunluğunun bu önemli gerçeğe karşı tehlikeli bir aldırmazlık
içinde olduğunu görür. Böylece çevresindekilerin kendisi için bir
kıstas olamayacağını, "ama insanların çoğunluğu böyle yapıyor" diyerek
insanlara uymasının Allah'ın Kitabına uymasını engelleyeceğini kavrar
ve kendisine tek rehber olarak Kuran'ı edinir. (Bkz.
"İnsanların Çoğunluğu Böyle Yapıyor" Mantığı bölümü)
|