|

Müminlere Verilen Nimetler
MÜMİNLERE DÜNYADA VERİLEN NİMETLER
Allah Dünyada da Güzel Bir Hayatla Yaşatır
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim
salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla
yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak
veririz. (Nahl Suresi, 97)
Allah İnananların Kalplerini Uzlaştırır
Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp
ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzenizdeki nimetini hatırlayın. Hani
siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı
ve siz O'nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz,
tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki
hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar. (Al-i
İmran Suresi, 103)
Onlar, seni aldatmak isterlerse, şüphesiz Allah
sana yeter. O, seni yardımıyla ve müminlerle destekledi. Ve onların
kalblerini uzlaştırdı. Sen, yeryüzündekilerin tümünü harcasaydın
bile, onların kalblerini uzlaştıramazdın. Ama Allah, aralarını bulup
onları uzlaştırdı. Çünkü O, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet
sahibidir. Ey Peygamber, sana ve seni izleyen müminlere Allah yeter.
Ey Peygamber, müminleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer
içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub
edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden
binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.
(Enfal Suresi, 62-65)
Müminlerin Arkadaşları
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar
Allah'ın kendilerine nimet verdiği Peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar),
şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar? (Nisa
Suresi, 69)
Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve
annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim,
beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana
kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle çamurdan
kuş biçiminde (birşeyi) oluşturuyordun da (yine) iznimle ona üfürdüğünde
bir kuş oluveriyordu. Doğuştan kör olanı, alacalıyı iznimle iyileştiriyordun,
(yine) benim iznimle ölüleri (hayata) çıkarıyordun. İsrailoğullarına
apaçık belgelerle geldiğinde onlardan inkara sapanlar, "Şüphesiz
bu apaçık bir sihirdir" demişlerdi (de) İsrailoğullarını senden
geri püskürtmüştüm." (Maide Suresi, 110)
Allah İnananları Seçkin Kılmıştır
"Böylece Rabbin seni seçkin kılacak, sözlerin yorumundan
(kaynaklanan bir bilgiyi) sana öğretecek ve daha önce ataların İbrahim
ve İshak'a (nimetini) tamamladığı gibi senin ve Yakub ailesinin
üzerindeki nimetini tamamlayacaktır. Elbette Rabbin, bilendir, hüküm
ve hikmet sahibidir." (Yusuf Suresi, 6)
Allah İnananlara İstedikleri Herşeyi Vermiştir
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın
nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz.
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi,
34)
Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız,
onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır,
esirgeyendir. (Nahl Suresi, 18)
İnananların Evlerine Güvenlik ve Huzur Vermiştir
Allah, size evlerinizi (içinde) "güvenlik ve huzur
bulacağınız yerler" kıldı; ve size hayvan derilerinden hem göç gününde,
hem yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden,
yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler-döşemelikler
ve (ticaret için) bir meta kıldı. (Nahl Suresi, 80)
İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği
Peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız
(insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru
yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman
(olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.
(Meryem Suresi, 58)
Ama Bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar;
işte, onlar, ondan uzaklaştırılmışlardır. Onun uğultusunu bile duymazlar.
Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.
Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür,
size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır. (Enbiya
Suresi, 101-103)
Allah İnananların Kalplerine Güven ve Huzur
Duygusu İndirir
Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle
ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki
nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah,
sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin. Müminlerin kalplerine,
imanlarına iman katıp-arttırsınlar diye, 'güven duygusu ve huzur'
indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır: Allah bilendir,
hüküm ve hikmet sahibidir. (Bütün bunlar,) Mümin erkekleri ve mü'min
kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar
akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp-bağışlaması içindir.
İşte bu, Allah katında 'büyük kurtuluş ve mutluluk'tur. (Fetih Suresi,
1-5)
İnananlar Yeryüzüne Mirasçı ve Varisdir
Musa kavmine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin.
Gerçek şu ki, arz Allah'ındır; ona kullarından dilediğini mirasçı
kılar. En güzel sonuç muttakiler içindir." dedi. (Araf Suresi, 128)
Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına
ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı. Allah, herşeye
güç yetirendir. (Ahzab Suresi, 27)
(Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet
edenlerdir. Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır. İşte
(yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır.
Ki onlar Firdevs (cennetlerin)e de varis olacaklardır; içinde de
ebedi olarak kalacaklardır. (Müminun Suresi, 8-11)
Süleyman, Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey
insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden
(bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür."
(Neml Suresi, 16)
Zenginlik Verir
Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi? (Duha
Suresi, 8)
Onlara Kötülük Dokunmaz
Allah, takva sahiplerini (inanarak ve inançlarını
uygulayarak) zafere ulaşmaları dolayısıyla kurtarır. Onlara kötülük
dokunmaz ve onlar hüzne kapılmayacaklardır. (Zümer Suresi, 61)
İnananlar Dünyada ve Ahirette İyilik ve Güzellik
Bulurlar
Onlardan öylesi de vardır ki: "Rabbimiz, bize dünyada
da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından
koru" der. İşte bunların kazandıklarına karşılık nasibleri vardır.
Allah, hesabı pek seri görendir. (Bakara Suresi, 201-202)
(Allah'tan) Sakınanlara: "Rabbiniz ne indirdi?"
dendiğinde, "Hayır" dediler. Bu dünyada güzel davranışlarda bulunanlara
güzellik vardır; ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin
yurdu ne güzeldir. (Nahl Suresi, 30)
Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti;
Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden
değildi. O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru
yola iletti. Ve Biz ona dünyada bir güzellik verdik; Şüphesiz o,
ahirette de salih olanlardandır. (Nahl Suresi, 120-122)
İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına
böyle müjde vermektedir. De ki: "Ben buna karşı yakınlıkta sevgi
dışında sizden hiçbir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa,
biz ondaki iyiliği arttırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, şükredene
karşılığını verendir. (Şura Suresi, 23)
Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim
salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla
yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak
veririz. (Nahl Suresi, 97)
Allah İnananları Güç ve İktidar Sahibi Yapar
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde
bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl
'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar
sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine
yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe
çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler ve Bana hiçbir
şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar
fasıktır. (Nur Suresi, 55)
Kurtuluşa ve Mutluluğa Ermişlerdir
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla
ve canlarıyla cihad edenlerin Allah katında büyük dereceleri vardır.
İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır. Rableri onlara
katından bir rahmeti, bir hoşnutluğu ve onlar için, kendisine sürekli
bir nimet bulunan cennetleri müjdeler. (Tevbe Suresi, 20-21)
Allah'ın İnananlara Müjdesi
Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.
Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve
mutluluk' budur. (Yunus Suresi, 64)
Tağut'a kulluk etmekten kaçınan ve Allah'a içten
yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır, öyleyse kullarıma müjde
ver. Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar,
Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz
akıl sahipleridir. (Zümer Suresi, 17-18)
Şüphesiz: "Bizim Rabbimiz Allah'tır" deyip sonra
dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların üzerine melekler
iner (ve der ki:) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan
cennetle sevinin." "Biz, dünya hayatında da, ahirette de sizin velileriniziz.
Orada nefislerinizin arzuladığı herşey sizindir ve istediğiniz herşey
de sizindir." "Çok bağışlayan, çok esirgeyen (Allah)tan bir ağırlanma
olarak." (Fussilet Suresi, 30-32)
(Ancak) Gerçekten iman edip salih amellerde bulunanlar
ise; onlar için nimetlerle-donatılmış cennetler vardır. Orada ebedi
olarak kalıcıdırlar. Allah'ın va'di haktır. O, üstün ve güçlü olandır,
hüküm ve hikmet sahibidir. (Lokman Suresi, 8-9)
Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın.
Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar. Allah'ın
kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara
arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara
hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir. Onlar, Allah'tan
bir nimeti, bir fazlı (bolluğu) ve gerçekten Allah'ın müminlerin
ecrini boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler. Kendilerine yara isabet
ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına icabet edenler, içlerinden
iyilik yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır. Onlar,
kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık
onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize
yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir. Bundan dolayı, kendilerine
hiçbir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle
geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl
(ve ihsan) sahibidir. (Al-i İmran Suresi, 169-174)
İnananların Kalbi Mutmaindir
Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis, Rabbine, hoşnut
edici ve hoşnut edilmiş olarak dön. Artık kullarımın arasına gir.
Cennetime gir. (Fecr Suresi, 27-30)
Allah İnananlara Yardım Eder
Şüphesiz Biz elçilerimize ve iman edenlere, dünya
hayatında ve şahidlerin (şahidlik için) duracakları gün elbette
yardım edeceğiz. (Mümin Suresi, 51)
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini
hatırlayın. Hani size ordular gelmişti; böylece biz de onların üzerine,
bir rüzgar ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı
görendir. (Ahzab Suresi, 9)
Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini
hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti
de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan
korkup-sakının. Müminler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.
(Maide Suresi, 11)
Siz O'na (Peygambere) yardım etmezseniz, Allah
O'na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O'nu (Mekke'den)
çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu:
"Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir." Böylece Allah
O'na 'huzur ve güvenlik duygusunu' indirmişti, O'nu sizin görmediğiniz
ordularla desteklemiş, inkara edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını)
alçaltmıştı. Oysa Allah'ın kelimesi, yüce olandır. Allah üstün ve
güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 40)
Onlar, yalnızca; "Rabbimiz Allah'tır" demelerinden
dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar. Eğer
Allah'ın, insanların kimini kimiyle defetmesi (yenilgiye uğratması)
olmasaydı, manastırlar, kiliseler, havralar ve içinde Allah'ın isminin
çokça anıldığı mescidler, muhakkak yıkılır giderdi. Allah kendi
(dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah,
güçlü olandır, aziz olandır. Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir,
iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler,
ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu
Allah'a aittir. (Hac Suresi, 40-41)
Karşı karşıya gelen iki toplulukta, sizin için
andolsun bir ayet (ibret) vardır. Bir topluluk, Allah yolunda çarpışıyordu,
diğeri ise kafirdi ki göz görmesiyle karşılarındakini kendilerinin
iki katı görüyorlardı. İşte Allah, dilediğini yardımıyla destekler.
Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır.
(Al-i İmran Suresi, 13)
Andolsun, siz güçsüz iken Allah size Bedir'de yardımıyla
zafer verdi. Şu halde Allah'tan sakının, O'na şükredebilesiniz.
Sen müminlere: "Rabbinizin size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle
yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun. Evet, eğer sabrederseniz,
sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz
size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır.
Allah bunu (yardımı) size ancak bir müjde olsun ve kalpleriniz bununla
tatmin bulsun diye yaptı. 'Yardım ve zafer' (nusret) ancak üstün
ve güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'ın katındandır. (Al-i
İmran Suresi, 123-126)
Andolsun, Biz senden önce kendi kavimlerine elçiler
gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece Biz de suçlu
günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, Bizim
üzerimizde bir haktır. (Rum Suresi, 47)
MÜMİNLERE CENNETTE VERİLEN NİMETLER
Allah İnananları Yaptıklarına Karşılık Olmak
Üzere Cennetine Sokacaktır
Onlar, Adn cennetlerine girerler. Babalarından,
eşlerinden ve soylarından 'salih davranışlarda' bulunanlar da (Adn
cennetlerine girer). Melekler onlara her bir kapıdan girip (şöyle
derler:) "Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un)
sonu ne güzel." (Rad Suresi 23-24)
İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en
gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orada esenlik dileği
ve selamla karşılanırlar. Orada ebedi olarak kalıcıdırlar; o, ne
güzel bir karargah ve ne güzel bir konaklama yeridir. (Furkan Suresi
75,76)
Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında:
"Selam size" derler. "Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete
girin." (Nahl Suresi, 32)
Artık kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: "Alın,
kitabımı okuyun." "Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış
(anlamış)tım." Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir. Yüksek bir
cennette. Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır. "Geride
kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,'
afiyetle yiyin ve için." (Hakka Suresi, 19-24)
Cennette Çok Büyük Mülk ve İhtişam İçinde
Yaşatacaktır
Her nereye baksan, bir nimet ve büyük bir mülk
görürsün. (İnsan Suresi, 20)
Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde
yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (oradakilere) yakın
(kolay)dır. (Rahman Suresi, 54)
Altından Irmaklar Akan Cennetlerde Konaklayacaklardır
İman edip salih amellerde bulunanları, altından
ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda
onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne
soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız. (Nisa Suresi, 57)
O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından
ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara
yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur. (Saf Suresi,
12)
Dilediği takdirde, sana bundan daha hayırlısı olarak
altından ırmaklar akan cennetler veren ve senin için köşkler kılan
(Allah) ne yücedir. (Furkan Suresi, 10)
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur):
İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar,
içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar
vardır ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden
bir mağfiret vardır... (Muhammed Suresi, 15)
Pınar Başlarında Konaklayacaklardır
Şüphesiz muttaki olanlar, gölgeliklerde ve pınar-başlarındadır;
(Mürselat Suresi, 41)
Bir pınar ki orada "selsebil" olarak adlandırılır.
(İnsan Suresi, 18)
Cennet Yemyeşildir
Alabildiğine yemyeşildirler. (Rahman Suresi, 64)
Çeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya
her türden sık ağaçlara) sahiptirler. (Rahman Suresi, 48)
Gölgeliktir
İman edip salih amellerde bulunanları, altından
ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Onda
onlar için tertemiz kılınmış eşler vardır. Ve onları, 'ne sıcak-ne
soğuk, tam kararında gölgeliğe' sokacağız. (Nisa Suresi, 57)
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır.
Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri kolaylaştırıldıkça
kolaylaştırılmış. (İnsan Suresi, 13-14)
Yüksek Konaklar ve Köşkler Vardır
Dilediği takdirde, sana bundan daha hayırlısı olarak
altından ırmaklar akan cennetler veren ve senin için köşkler kılan
(Allah) ne yücedir. (Furkan Suresi, 10)
İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde
ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine
muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne
güzeldir. (Ankebut Suresi, 58)
Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar ise; onlara
yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir.
Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah,
va'dinden dönmez. (Zümer Suresi, 20)
Yükseklere Kurulmuş Tahtlar Vardır
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır.
Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
(İnsan Suresi, 13)
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
(Vakıa Suresi, 15)
Yastıklar ve Çarpıcı Güzellİkte Döşekler
Vardır
Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde
yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın
(kolay)dır. (Rahman Suresi, 54)
Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere
yaslanırlar. (Rahman Suresi, 76)
Dizi dizi yastıklar, Ve serilmiş yaygılar. (Gaşiye
Suresi, 15-16)
Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (Vakıa
Suresi, 34)
En Güzel Giysiler ve Takılar Vardır
Ve sabretmeleri dolayısıyla cennetle ve ipekle
ödüllendirmiştir. (İnsan Suresi, 12)
Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan
yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri
onlara tertemiz bir şarap içirmiştir. (İnsan Suresi, 21)
Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde
bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından
bileziklerle ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri ipek(ten)tir.
(Hac Suresi, 23)
Adn cennetleri (onlarındır); oraya girerler, orada
altından bileziklerle ve incilerle süslenirler. Ve orada onların
elbiseleri ipek(ten)dir. (Fatır Suresi, 33)
Cennetteki Yiyecek ve İçecekler
Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan
yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir. Rableri
onlara tertemiz bir şarap içirmiştir. (İnsan Suresi, 21)
Şüphesiz ki iyiler (ebrar), karışımı kafur olan
bir kadehten içerler. Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri
bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar. (İnsan Suresi,
5-6)
Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde
dolaşılır. Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki). Onda ne bir
gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir. (Saffat
Suresi, 45-47)
Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve
kadehler, Ki bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden
geçip akılları çelinir. Arzulayıp-seçecekleri meyveler, Canlarının
çektiği kuş eti. (Vakıa Suresi, 18-21)
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları), Üstüste
dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları, (Vakıa Suresi, 28-29)
Ve (daha) birçok meyveler arasında, Kesilip-eksilmeyen
ve yasaklanmayan (meyveler). (Vakıa Suresi, 32-33)
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur):
İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar,
içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar
vardır ve orada onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden
bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafaatlanan bir kişi), ateşin
içinde ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan'
kaynar sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (Muhammed Suresi, 15)
(Meyvelerin) Gölgeleri onlara pek yakın ve devşirilmeleri
kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış. Çevrelerinde gümüşten billur
kaplar, kupalar dolaştırılır. Gümüşten billur kaplar ki, onları
belli bir ölçüyle tespit etmişlerdir. Orada onlara bir kadeh içirilir
ki, karışımı zencefildir. (İnsan Suresi, 14-17)
İçlerinde (her türden) meyve, eşsiz-hurma ve eşsiz-nar
vardır. (Rahman Suresi, 68)
Cennette İnsanın İstediği Herşey Vardır
"Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle
dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk)
aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız." (Zuhruf Suresi,
71)
(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla korkuyla
titrerlerken görürsün; o (yaptıkları) da üstlerine çöküvermiştir.
İman edip salih amellerde bulunanlar ise, cennet bahçelerindedirler.
Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük fazl (nimet
ve üstünlük) budur. (Şura Suresi, 22)
(Onlar da) Dediler ki: "Bize olan va'dinde sadık
kalan ve bizi bu yere mirasçı kılan Allah'a hamd olsun ki, cennetten
dilediğimiz yerde konaklayabiliriz. (Salih) Amellerde bulunanların
ecri ne güzeldir. (Zümer Suresi, 74)
Orada Büyük Bir Nimet Vardır
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin
bir mutluluk içinde)dirler. (Gaşiye Suresi, 8)
Nimetlerle donatılmış (naim) cennetlerde. (Saffat
Suresi, 43)
Mutlu ve Huzur Dolu Bir Yaşam Vardır
Onları, kendisinden gerçekten hoşnut kalacakları
bir yere sokacaktır. Şüphesiz Allah, bilendir, halimdir. (Hac Suresi,
59)
Ancak tevbe eden, iman eden ve salih amellerde
bulunanlar (onların dışındadır); işte bunlar, cennete girecekler
ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar. (Meryem Suresi, 60)
O gün, öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin
bir mutluluk içinde)dirler. Harcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur.
(Gaşiye Suresi, 8-9)
Böylece iman edip salih amellerde bulunanlar; artık
onlar 'bir cennet bahçesinde' 'sevinç içinde ağırlanırlar'. (Rum
Suresi, 15)
Nimetin parıltılı-sevincini sen onların yüzlerinde
tanırsın. (Mutaffifin Suresi, 24)
Güvenlik Vardır
Bizim katımızda sizi (Bize) yaklaştıracak olan
ne mallarınız, ne de evlatlarınızdır; ancak iman edip salih amellerde
bulunanlar başka. İşte onlar; onlar için yaptıklarına karşılık olmak
üzere kat kat mükafaat vardır ve onlar yüksek köşklerinde güven
içindedirler. (Sebe Suresi, 37)
Kin ve Nefret Yoktur
Onların göğüslerinde kinden (ne varsa tümünü) sıyırıp-çektik,
kardeşler olarak tahtlar üzerinde karşı karşıyadırlar. (Hicr Suresi,
47)
Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip
almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: "Bizi buna ulaştıran
Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya
ermeyecektik. Andolsun, Rabbimizin elçileri hak ile geldiler." Onlara:
"İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir"
diye seslenilecek. (Araf Suresi, 43)
Boş Konuşma ve Yalan Yoktur
İçinde, ne 'boş ve saçma bir söz' işitirler, ne
bir yalan. (Nebe Suresi, 35)
Orda anlamsız bir söz işitmez. (Gaşiye Suresi,
11)
Yorgunluk ve Bıkkınlık Yoktur
"Ki O, bizi kendi fazlından (ebedi olarak) kalınacak
bir yurda yerleştirdi; burada bize bir yorgunluk dokunmaz ve burada
bize bir bıkkınlık da dokunmaz." (Fatır Suresi, 35)
Korku ve Hüzün Yoktur
Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç
içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi
isterler ki onlara hiçbir korku yoktur, mahzun da olacak değillerdir.
(Al-i imran Suresi, 170)
Derler ki: "Bizden hüznü giderip yok eden Allah'a
hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten bağışlayandır, şükrü kabul
edendir." (Fatır Suresi, 34)
Güzel Yüzlü ve Güzel Huylu Eşler Vardır
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma)
ile inşa edip-yarattık. Onları hep bakireler olarak kıldık, Eşlerine
sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt, (Vakıa Suresi, 35-37)
(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları
müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler
vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde:
"Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine)
benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır
ve onlar orada süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 25)
Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş
iri gözlü kadınlar vardır. (Saffat Suresi, 48)
Ve iri gözlü huriler, Sanki saklı inciler gibi;
(Vakıa Suresi, 22-23)
İşte böyle; ve Biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
(Duhan Suresi, 54)
Orada huyları güzel, yüzleri güzel kadınlar vardır.
Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Otağlar
içinde korunmuş huri kadınlar. (Rahman Suresi, 70-72)
Cennet Halkı Genç ve Yaşıttır
Çevrelerinde (gençlikleri ve dinçlikleri) ebedi
kılınmış civanlar dolaşır-durur; sen onları gördüğün zaman saçılmış
birer inci sanırsın. (İnsan Suresi, 19)
Gerçek şu ki, Biz onları yeni bir inşa (yaratma)
ile inşa edip-yarattık. Onları hep bakireler olarak kıldık, Eşlerine
sevgiyle tutkun (ve) hep yaşıt, (Vakıa Suresi, 35-37)
Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Vardır
Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette
ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve
cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı,
aldatıcı metadan başka birşey değildir. (Al-i İmran Suresi, 185)
O da sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından
ırmaklar akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki güzel konaklara
yerleştirir. İşte 'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur. (Saf Suresi,
12)
O gün, mümin erkekler ile mümin kadınları, nurları
önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. "Bugün sizin müjdeniz,
içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir."
İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur. (Hadid Suresi, 12)
Herşeyin Üzerinde Allah'ın Rızası ve Hoşnutluğu
Vardır
Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara içinde
ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde
güzel meskenler vaadetmiştir. Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür.
İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72)

|