|

Kuran'ı Kerim
Elif, Lam, Ra.
Bu bir kitaptır ki, Rabbinin izniyle
insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık
olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.
(İbrahim Suresi, 1)
ALLAH TARAFINDAN
İNDİRİLMİŞTİR
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm
ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir. (Fussilet
Suresi, 42)
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle insanları
karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman
için sana indirdik. (İbrahim Suresi, 1)
Gerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir. (Şuara
Suresi, 192)
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş
değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı
olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir.
Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun
benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz
Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus Suresi, 37-38)
(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan, hüküm ve hikmet
sahibi Allah (katın)dandır. (Zümer Suresi, 1)
O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz? Bir kahinin de
sözü değildir. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz? Alemlerin Rabbinden
bir indirilmedir. (Hakka Suresi, 41-43)
Kendisinde şüphe olmayan bu Kitabın indirilişi alemlerin Rabbi
tarafındandır. Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o,
Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş
bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.
(Secde Suresi, 2-3)
(Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin, bunun (Kur'an'ın) hiç tartışmasız
Rablerinden olan bir gerçek olduğunu bilmeleri için; böylelikle
ona iman etsinler ve kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın.
Şüphesiz Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir. (Hac Suresi,
54)
De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir
benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına
destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi,
88)
CEBRAİL VASITASIYLA VAHYOLUNMUŞTUR
O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. Ona
(bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir.
(Necm Suresi, 4-5)
Böylece O'nun kuluna vahyettiğini vahyetti. (Necm Suresi, 10)
Gerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir) indirmesidir. Onu
Ruhu'l-emin indirdi. Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine
(indirmiştir). (Şuara Suresi, 192-194)
ARAPÇA OLARAK İNDİRİLMİŞTİR
Gerçekten biz, akıl erdirirsiniz diye, onu Arapça bir Kur'an olarak
indirdik. (Yusuf Suresi, 2)
İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik.
Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına
uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı, dost, ne bir
koruyucu vardır. (Ra'd Suresi, 37)
Bilen bir kavim için, ayetleri (çeşitli biçimlerde, birer birer)
'fasıllar halinde açıklanmış' Arapça Kur'an (veya okunan) kitaptır;
(Fussilet Suresi, 3)
GÖNDERİLİŞİNİN BİR ÇOK HİKMETİ
VARDIR
Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine
müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için. (Meryem
Suresi, 97)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid
getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz.
Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet,
bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89)
De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve
hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı) hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs
indirmiştir." (Nahl Suresi, 102)
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle insanları
karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye layık olanın yoluna çıkarman
için sana indirdik. (İbrahim Suresi, 1)
İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten O'nun yalnızca
bir tek ilah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt
alıp düşünsünler diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim
Suresi, 52)
Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman
ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir
amaçla) indirmedik. (Nahl Suresi, 64)
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik, 'İçi titreyerek
korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik).
(Taha Suresi, 2-3)
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah
benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle
uyarmam için bana şu Kur'an vahyedildi. Gerçekten Allah'la beraber
başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De
ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir tek olan ilahtır ve
gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım. (En'am
Suresi, 19)
Dosdoğru (bir Kitaptır) ki, kendi katından şiddetli bir azabla
uyarıp-korkutmak ve salih amellerde bulunan mü'minlere müjde vermek
için (onu indirdi); şüphesiz onlara güzel bir ecir vardır. (Kehf
Suresi, 2)
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kâfirlerin üzerine
sözün hak olması için (indirilmiştir). (Yasin Suresi, 70)
Bunlar hikmetli Kitabın ayetleridir; Muhsin olanlara bir hidayet
ve bir rahmettir. (Lokman Suresi, 2-3)
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri
(Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın
ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi, 44)
İNSANLARA BİR ÖĞÜT VE UYARIDIR
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah
benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa- kendisiyle
uyarmam için bana şu Kur'an vahyedildi. Gerçekten Allah'la beraber
başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De
ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir tek olan ilahtır ve
gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan uzağım. (En'am
Suresi, 19)
Çünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.
(Hakka Suresi, 48)
İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten O'nun yalnızca
bir tek ilah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt
alıp düşünsünler diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim
Suresi, 52)
Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler
diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor.
(İsra Suresi, 41)
(Bu Kur'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl
sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
(Sad Suresi, 29)
İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma (olsun
diye indirdik). (Taha Suresi, 3)
Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan sakınanlar için de bir hidayet
ve öğüttür. (Al-i İmran Suresi, 138)
Andolsun, size açıklayıcı ayetler, sizden önce gelip geçenlerden
bir örnek ve takva sahipleri için bir öğüt indirdik. (Nur Suresi,
34)
İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke)
ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete
iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
(En'am Suresi, 92)
Gerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür. Artık kim dilerse,
öğüt alıp-düşünür. (Müddessir Suresi, 54-55)
BENZERİ KESİN OLARAK YAZILAMAZ
Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki:
"Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz
Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus Suresi, 38)
De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir
benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına
destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi,
88)
DAHA ÖNCEKİ KİTAPLARDA BAHSİ
GEÇMEKTEDİR
Ve hiç şüphesiz, o (Kur'an), geçmişlerin kitaplarında da vardır.
(Şuara Suresi, 196)
ALLAH'IN KORUMASI ALTINDADIR
Rabbinin sözü, doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır.
O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir.
(En'am Suresi, 115)
Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz; onun koruyucuları
da gerçekten biziz. (Hicr Suresi, 9)
Saklanmış-korunmuş bir kitapta (yazılı)dır. (Vakıa Suresi, 78)
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm
ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir. (Fussilet
Suresi, 42)
TEMEL BAŞVURU KAYNAĞIDIR
Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı doğrulayıcı ve ona
'bir şahid-gözetleyici' olarak Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse
aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan sapıp
onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Sizden her biriniz için
bir şeriat ve bir yol-yöntem kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi
bir tek ümmet kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi içindir.
Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. Hakkında
anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir. Aralarında
Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın
sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için diye
onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse, bil ki, Allah bir kısım
günahları nedeniyle onlara bir musibeti tattırmak istemektedir.
Şüphesiz, insanların çoğu fasıklardır. (Maide Suresi, 48-49)
Onlar hâlâ cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan
bir topluluk için hükmü, Allah'tan daha güzel olan kimdir? (Maide
Suresi, 50)
Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar arasında hükmetmen
için biz sana Kitabı hak olarak indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu
olma. (Nisa Suresi, 105)
AÇIK VE ANLAŞILIRDIR
Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine
müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman için. (Meryem
Suresi, 97)
Allah'tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış
olarak indirmiştir. Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten
Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde,
sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (En'am Suresi, 114)
İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik; şüphesiz
Allah, dilediğini hidayete yöneltir. (Hac Suresi, 16)
Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir, hüküm ve hikmet
sahibidir. (Nur Suresi, 18)
BİRER BİRER AÇIKLANMIŞTIR
O, karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size
yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri
birer birer (bölüm bölüm) açıkladık. (En'am Suresi, 97)
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Öğüt alıp düşünmesini bilen bir
topluluk için ayetleri böyle birer birer açıkladık. (En'am Suresi,
126)
Suçlu-günahkârların yolu apaçık ortaya çıksın diye, ayetlerimizi
işte böyle birer birer açıklıyoruz. (En'am Suresi, 55)
De ki: "O, size üstünüzden ya da ayaklarınızın altından azab göndermeye
veya sizi parça parça birbirinize kırdırıp kiminizin şiddetini kiminize
taddırmaya güç yetirendir." Bak, iyice kavrayıp-anlamaları için
ayetleri nasıl çeşitli biçimlerde açıklıyoruz? (En'am Suresi, 65)
Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet
sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından birer birer
(bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır (ki:) (Hud Suresi, 1)
SAFHALAR HALİNDE İNDİRİLMİŞTİR
Gerçek şu ki, Kur'an'ı senin üzerine 'safhalar halinde bir indirme
tarzıyla (tenzil)' indiren biziz, biz. (İnsan Suresi, 23)
ALLAH'IN NURUDUR
Ey insanlar Rabbinizden size 'kesin bir kanıt (burhan)' geldi ve
size apaçık bir nur (Kur'an) indirdik. (Nisa Suresi, 174)
Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah,
kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. (Saf Suresi,
8)
Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın çoğunu size açıklayan
ve bir çoğundan geçiveren elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur
ve apaçık bir Kitap geldi. (Maide Suresi, 15)
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen, kitap nedir, iman
nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu bir nur kıldık; onunla kullarımızdan
dilediklerimizi hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan
bir yola yöneltip-iletiyorsun. (Şura Suresi, 52)
"Şu halde Allah'a, O'nun Resûlü'ne ve indirdiğimiz nur (Kur'an)a
iman edin. Allah yaptıklarınızdan haberdârdır." (Teğabun Suresi,
8)
İMAN EDENLER İÇİN ŞİFA, HİDAYET
VE RAHMETTİR
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana"
derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım.
Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için
bir hidayet ve bir rahmettir." (A'raf, 203)
Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa
ve mü'minler için bir hidayet ve rahmet geldi. (Yunus Suresi, 57)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahid
getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahid olarak getireceğiz.
Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet,
bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89)
Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaman
ve inanan bir kavme rahmet ve hidayet olması dışında (başka bir
amaçla) indirmedik. (Nahl Suresi, 64)
Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.
Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz. (İsra Suresi,
82)
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını umud etmezdin; (bu,)
Rabbinden ancak bir rahmettir. Öyleyse sakın kafirlere arka olma.
(Kasas Suresi, 86)
Ve gerçekten o, mü'minler için bir hidayet ve bir rahmettir. (Neml
Suresi, 77)
Muhsin olanlara bir hidayet ve bir rahmettir. (Lokman Suresi, 3)
Bu (Kur'an), insanlar için basiret (nuruyla Allah'a yönelten ayet)lerdir,
kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir.
(Casiye Suresi, 20)
SÖZLERİN EN GÜZELİDİR
Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir ve övülen doğru yola iletilmişlerdir.
(Hac Suresi, 24)
Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap olarak sözün
en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların
O'ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın
zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir,
onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık
onun için de bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 23)
DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRIR
Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar) insanlar için bir hidayet idiler.
Doğruyu yanlıştan ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın
ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab vardır. Allah güçlüdür,
intikam alıcıdır. (Al-i İmran Suresi, 4)
Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren (Allah) ne
yücedir. (Furkan Suresi, 1)
DOĞRUYA GÖTÜRÜR, YOL GÖSTERİR
Sen onların dinlerine uymadıkça, yahudi ve hristiyanlar senden
kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol,
Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra
onların heva (arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan
ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı. (Bakara Suresi, 120)
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru yolu ve (hak
ile batılı birbirinden) ayıran apaçık belgeleri (kapsayan) Kur'an
onda indirilmiştir. Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık
onu tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı günler
sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah, size kolaylık diler, zorluk
dilemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete)
ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir. Umulur ki
şükredersiniz. (Bakara Suresi, 185)
MÜMİNLERE FARZ KILINMIŞTIR
Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere elbette
döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir sapıklık
içinde olanı da daha iyi bilmektedir." (Kasas Suresi, 85)
ADALETLE HÜKMETMEYİ EMREDER
Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar,
rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde
çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
(Nahl Suresi, 71)
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak infak
edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve
yolda kalmışadır. Hayır olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz
bilir." (Bakara Suresi, 215)
Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve sizin için
yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız
bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah,
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık olandır. (Bakara
Suresi, 267)
(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler içindir ki,
onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler. İffetlerinden dolayı
bilmeyen onları zengin sanır. (Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın.
Yüzsüzlük ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak ederseniz,
şüphesiz Allah onu bilir. (Bakara Suresi, 273)
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir zamana kadar
süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak bağışlamanız ise, sizin için
daha hayırlıdır; eğer bilirseniz. (Bakara Suresi, 280)
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size rızık olarak
verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin malik olduklarınızdan, sizinle
eşit olup kendi kendinizden korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz
(veya çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? "İşte biz, aklını
kullanabilen bir kavim için ayetleri böyle birer birer açıklarız.
(Rum Suresi, 28)
Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği, yoksula, yetime
ve esire yedirirler. (İnsan Suresi, 8)
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek
saçıp-savurma. (İsra Suresi, 26)
İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah katında
artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat
ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.
(Rum Suresi, 39)
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz olanı değiştirmeyin.
Onların mallarını mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir
suçtur. (Nisa Suresi, 2)
Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim (geçiminizi
sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı mallarınızı düşük akıllılara
vermeyin; bunlarla onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel
(maruf) söz söyleyin. (Nisa Suresi, 5)
Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine) teslim etmenizi
ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor.
Bununla Allah, size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir,
görendir. (Nisa Suresi, 58)
Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip fakirlere verirseniz
bu, sizin için daha hayırlıdır. O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar.
Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Bakara Suresi, 271)
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine
bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar)
ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır.
Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi
eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, şüphesiz Allah,
yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse
aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek
olursan, sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında
hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri
sever. (Maide Suresi, 42)
Sadakalar konusunda, mü'minlerden ek bağışlarda bulunanlarla emeklerinden
(cehdlerinden) başkasını bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay
edenler; Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar için
acı bir azab vardır. (Tevbe Suresi, 79)
Sadakalar, -Allah'tan bir farz olarak- yalnızca fakirler, düşkünler,
(zekat) işinde görevli olanlar, kalbleri ısındırılacaklar, köleler,
borçlular, Allah yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir.
Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe Suresi, 60)
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel bir tarz olması-
dışında yetimin malına yaklaşmayın. Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid
bir sorumluluktur. (İsra Suresi, 34)
"Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar -o en güzel
(şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın.
Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz.
Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah'ın ahdine
vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki
öğüt alıp-düşünürsünüz." (En'am Suresi, 152)
Allah'ın o (fethedilen) şehir halkından Resûlü'ne verdiği fey,
Allah'a, Resûl'e, (ve Resûl'e) yakın akrabalığı olanlara, yetimlere,
yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. Öyle ki (bu mallar ve servet)
sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaşan bir devlet olmasın.
Resûl size ne verirse artık onu alın, sizi neden sakındırırsa artık
ondan sakının ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası (ikâbı)
pek şiddetli olandır. (Haşr Suresi, 7)
Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve
Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler
ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah,
bağışlayandır, esirgeyendir. (Nur Suresi, 22)
Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya,
yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya,
yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına
güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni
sevmez. (Nisa Suresi, 36)
İMAN ETMEYENLERİ TUZAĞA DÜŞÜRÜR
Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.
Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz. (İsra Suresi,
82)
Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını kılmadık. Ve
onların sayısını inkâr edenler için yalnızca bir fitne (konusu)
yaptık ki, kendilerine kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın,
iman edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap verilenler
ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın. Kalplerinde bir hastalık
olanlar ile kafirler de şöyle desin: "Allah, bu örnekle neyi anlatmak
istedi?" İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini
böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını kendisinden başka (hiç
kimse) bilmez. Bu ise, beşer (insan) için yalnızca bir öğüttür.
(Müddessir Suresi, 31)
  
|