|

Kuran'da Faydalarına Dikkat Çekilen
Hayvanlar
Kuran'ın pek çok ayetinde hayvanların insanlar için büyük bir nimet
olduğu vurgulanmış ve onlardan diledikleri gibi faydalanmaları tavsiye
edilmiştir. Bu konudaki ayetlerden biri şöyledir:
Allah, size evlerinizi (içinde) "güvenlik ve huzur
bulacağınız yerler" kıldı; ve size hayvan derilerinden hem göç gününde,
hem yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden,
yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler-döşemelikler
ve (ticaret için) bir meta kıldı. (Nahl Suresi, 80)
Hayvanlarda insanlar için çok çeşitli yararlar olduğu Kuran'ın
daha pek çok ayetinde haber verilir.
Çoğu insan hayvanlardan elde edilen yararları düşünmeden kullanır
ve bunların birer nimet olarak Allah tarafından kendisine verildiğini
unutur. Bunları zaten hakkı olan, günlük ürünler olarak görür. Oysa
Allah insanlara verdiği nimetler karşılığında nankörlük etmemelerini,
bu nimetleri sık sık dile getirerek şükredici olmalarını emretmiştir.
Bu bölümde, Allah'ın insanlara nimet olarak sunduğu hayvanlardaki
çeşitli yararlara yer verilecektir.
İnsanlar İçin Faydalı Hayvansal Besinler
Ellerimizin yaptıklarından kendileri için nice
hayvanları yarattığımızı görmüyorlar mı? Böylece bunlara malik oluyorlar.
Biz onlara kendileri için boyun eğdirdik; işte bir kısmı binekleridir,
bir kısmını(n da etini) yiyorlar. Onlarda kendileri için daha nice
yararlar ve içecekler vardır. Yine de şükretmeyecekler mi? (Yasin
Suresi, 71-73)
Allah insanları, denemek amacıyla, bu dünyada çeşitli eksikliklere
ve acizliklere sahip olarak yaratmıştır. İnsanın hayatının sonuna
kadar beslenmek zorunda olması, hayatta kalmasının bu koşula bağlanmış
olması da aslında bir eksikliktir. Ancak çoğu insan, belki de beslenme
konusunu bir acizlik olarak görmeyi daha önce hiç düşünmemiştir.
Bunu, insanın yaratılışı gereği sahip olduğu doğal bir ihtiyaç olarak
kabul etmiştir. Ama insanın böyle bir ihtiyacının olması bir eksikliktir
ve bu eksikliğin altında gizlenmiş hikmetler vardır. Her insanın
bu hikmetleri kavramaya çalışması gerekir. Çünkü ancak bu mantığı
kavradığı takdirde, Yaratıcısı'na karşı acizliğini ve O'ndan gelecek
her nimete ne kadar muhtaç olduğunu anlayabilir. Oruç tutmanın müminler
üzerine farz kılınmasının hikmetlerinden birisi de budur; kısa süreli,
geçici bir açlık ve susuzluğun dahi insanın kendi aczini ve zayıflığını
hatırlamasına ve hissetmesine, Allah'a ne derece muhtaç olduğunu
anlamasına yardımcı olması ve Allah'ın hayatı boyunca kendisine
verdiği rızıkları hakkıyla takdir edip bunların şükrünü ve tefekkürünü
samimi olarak yapmasına vesile olması…
İnsan Allah'a muhtaçtır ve Allah "rızık veren" sıfatıyla tüm kullarına
ihtiyaç duydukları şeyleri vermiştir. Allah'ın insanlara verdiği
bu nimetlerden biri de hayvansal besinlerdir. Bu besinler son derece
çeşitlidir; et, süt, yumurta, bal başlıcalarıdır. İlerleyen satırlarda
Kuran'da dikkat çekilen bu faydalı besinlerden bir kısmının özelliklerinden
söz edeceğiz.
Etin İnsan Yaşamına Katkıları
Onlara, istek duyup-arzuladıkları meyvelerden ve
etten bol bol verdik. (Tur Suresi, 22)
İnsan bedeni için hayati önem taşıyan gıdalardan biri, ayette özellikle
dikkat çekilen ettir.
İnsan vücudundaki proteinin yapıtaşları amino
asitlerdir. Amino asitler, yıpranan ve yok olan dokuların yenilenmesinde
kullanılır. Dolayısıyla vücudun gelişmesi ve kendini yenilemesi
için yeterli miktarda amino asit, yani protein alınması gereklidir.
Yaşamsal faaliyetlerin devamını ve büyüme için gerekli miktarı tam
olarak sağlayan amino asitlerin oluşturduğu protein kaynaklarına
"tam protein" denir. İşte hayvansal bir besin olan et, tam proteine
en yakın olan yiyecektir. Sebze proteinleri genellikle tam protein
değildirler ve vücuda gerektiği kadar amino asit sağlayamazlar.
Ayrıca sadece sebze ile yapılan, karbonhidrat bakımından zengin
fakat protein bakımından yetersiz bir beslenme, vücudun yeterli
ölçüde amino asit almasını engeller ve sonuçta ödem denilen, su
toplamasına bağlı şişlikler ortaya çıkar. Ödem ise, insanın hayatına
son verebilecek derecede ciddi bir rahatsızlıktır.4
Et, yalnızca protein açısından zengin bir besin değildir. İçerisinde
aynı zamanda insan için hayati öneme sahip olan demir, çinko, fosfor,
potasyum, selenyum gibi minerallerin yanısıra birçok vitamin (en
fazla B grubu vitaminleri) de bulunmaktadır. Demir ve çinko bitkisel
gıdalarda da vardır ancak, sürekli bitkisel gıdalarla beslenenler,
lif içeriği yüksek besinleri yediklerinden, bedenin bunları özümsemesi
güç olur.
Kırmızı etteki doymuş yağlar, özellikle erkeklerde
felci önleyici bir etki yapmaktadır.5 Felç kanın
beyin hücrelerine aniden pompalanması sonucu meydana gelmektedir.
Kanın bu ani akışı sonrası birçok beyin hücresi ölür ve kişi felç
olur. Ancak son yapılan araştırmalar hayvansal yağların kanın beyne
akışını düzenlediğini ortaya çıkarmıştır.
Ayrıca et içermeyen beslenme şekillerinin, kolesterol açısından
düşük olduğu sanılmaktadır. Oysa bu yanlış bir mantıktır. Çünkü
et haricindeki yiyecek gruplarında mevcut olan gizli yağların oranı
oldukça yüksektir. Dolayısıyla vejeteryanlar, bu şekilde beslenmekle,
söz konusu gizli yağları da vücutlarına almış olurlar. Diyet uzmanları
insanların sağlıklı beslenmeleri için günde 300 mg'dan az kolesterol
almalarını tavsiye etmektedirler. İşte etten elde edilen kolesterol
tam bu diyete uygun miktardadır.
Etin sindirim süreci uzundur ancak, içindeki proteinlerin
%95'i, yağların ise %96'sı kolaylıkla sindirilebilir. Bunun yanında
yağlar, diğer besinlerin de sindirilmesine olanak tanır. Böylece
uygun oranda yağ içeren et, midede daha uzun süre kalarak acıkmayı
geciktirir ve açlığa dayanma gücünü arttırır. Bunun dışında et içerisinde
bulunan özler, sindirim sistemindeki tükürük bezlerini harekete
geçirerek iştah açar ve sindirimi kolaylaştırır.6
Bilimsel olarak açıklanan tüm bu özelliklerin yanında et, aynı
zamanda son derece lezzetli ve sevilen bir besindir. Vücudun böylesine
ihtiyaç duyduğu bir besin, eğer bu kadar lezzetli olmasaydı, yalnızca
ihtiyaç olduğu için onu yemek insanlara zevk değil aksine sıkıntı
verebilirdi. Ancak Allah kullarına lütufta bulunarak, bu ihtiyaçlarını
zevkle giderebilecekleri şekilde bir imkan oluşturmuştur. Kuran
ayetlerinde etin Allah tarafından cennet yiyeceklerinin arasında
sayılması ise kıymetini daha da vurgulamaktadır. (Vakıa Suresi,
21)
Hayvanların Mucizevi Üretimi, Süt
Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır,
size onların karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile
kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir
süt içirmekteyiz. (Nahl Suresi, 66)
Sütün oluşumu, aslında son derece mucizevi bir olaydır. Bir hayvanın
vücudundaki kan ve yağın arasından, bunlardan apayrı özellikler
taşıyan, kusursuz temizlikte ve lezzette bir içeceğin çıkması mutlaka
üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.
İnsanlara sağladığı faydalar açısından sütün içeriğine
bakıldığında, hem çocukların hem de yetişkinlerin beslenmesinde
çok önemli bir rol oynadığı görülür. Süte beyaz rengini veren, kazein
denilen bir proteindir. Bir süt damlasına mikroskopla bakıldığında
ise içinde küçük damlacıklar halinde yüzen yağ tanecikleri görülür.
Sütün içinde kazein ve yağdan başka çözünmüş olarak laktoz adı verilen
süt şekeri, kemik ve dişlerin oluşumunda rol oynayan kalsiyum ve
fosfor gibi mineraller ve ayrıca yaşamsal önem taşıyan pek çok vitamin
bulunur.7
Görüldüğü gibi süt, insan bünyesinin ihtiyaç duyduğu birçok maddeyi
içeren çok zengin bir besindir. Allah'ın insanlara hem faydalanmaları,
hem de düşünüp O'nu takdir edebilmeleri için yarattığı süt, aynı
zamanda cennette de yaratılacağı bildirilen bir nimettir:
Takva sahiplerine va'dedilen cennetin misali (şudur):
İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar,
içenler için lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar
vardır ve orda onlar için meyvelerin her türlüsünden ve Rablerinden
bir mağfiret vardır. Hiç (böyle mükafatlanan bir kişi), ateşin içinde
ebedi olarak kalan ve bağırsaklarını 'parça parça koparan' kaynar
sudan içirilen kimseler gibi olur mu? (Muhammed Suresi, 15)
Baldaki Sayısız Yararlar
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin
tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver.
Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar
için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten
bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)
Bal, gerek içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle,
gerekse yapısal özellikleri sebebiyle insanlar için gerçekten de
tam bir şifa niteliğindedir. İçinde, kalsiyum, potasyum, magnezyum,
sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi mineraller, glukoz,
fruktoz gibi şekerler, B1, B2, B3, B5, B6 ve C vitaminleri bulunmaktadır.8
Bunların yanısıra, içinde az miktarlarda, birtakım hormonlar,
çinko, bakır ve iyot da vardır. Hiç kuşkusuz balın içindeki tüm
bu besinler, insan sağlığı açısından son derece önemli ve faydalıdır.
1993 senesinde Dünya Arıcılık Kongresi'nde bilim adamları bal hakkında
şu yorumlarda bulunmuşlardır:
Kongre'de, arı ürünleri ile tedavi konusu ağırlık
kazandı. Özellikle ABD'li bilim adamları bal, arı sütü, polen ve
arı reçinesinin (propolis) birçok hastalığı tedavi ettiğini bildirdiler.
Romanyalı bir doktor balı katarakt hastaları üzerinde denediğini
ve 2094 hastadan 2002'sinin (%95) bal sayesinde tam olarak iyileştiğini
açıkladı. Polonyalı doktorlar ise arı reçinesinin hemoroid, deri
hastalıkları, kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiğini
tespit ettiklerini bildirdiler.9
Balın bir özelliği de, şekere oranla %40 daha az kalori içermesidir.
Bu özelliği ile bal, hem yüksek enerji veren, hem de düşük kalorili
olan yegane besinlerden biridir.
Düşük kalorili olan bu lezzetli şerbetin bir diğer özelliği de
kolay sindirilir olmasıdır. Balın içerdiği, fruktoz, glukoza dönüşebilme
özelliğine sahip bir şekerdir. Bu sayede bal, yüksek miktarda asit
içermesine karşın, midesi rahatsız olanlar tarafından bile rahatlıkla
sindirilebilmektedir.
Balın ayrıca, böbreklerin ve bağırsakların rahat çalışmasını sağlayacak
bir yapısı vardır. Aynı durum içerdiği serbest şekerler sebebiyle
beynin de çalışmasını kolaylaştırır. Beden için kolaylaştırdığı
bir diğer şey ise, kan dolaşımı ve kanın temizlenmesidir. Kanın
temizlenip, vücutta dolaşmasına yardımcı olmasının yanısıra, kanın
bizzat yapımında da rol oynar. Vücuda sağladığı bol enerji, kan
yapımı için gerekli olan enerjinin büyük kısmını karşılayacak niteliktedir.
Tüm bunların yanısıra damar sertliği gibi tehlikeli rahatsızlıklara
karşı koruyucu niteliğe sahip olan bal aynı zamanda bakteri öldürücü
özelliğe de sahiptir.
Ilık suyla karıştırıldığında 7 dakika gibi kısa bir sürede kana
karışan bal, bu özelliği ile bedene şifa dağıtma görevini en iyi
ve en hızlı şekilde yerine getirebilmektedir. Ayrıca bal, sulandırıldığında
antibakteriyel ama dokulara zarar vermeyen bir antiseptik ortaya
çıkmış olur. Bunun dışında balın içinde antibakteriyel özellikleri
olan birkaç kimyasal madde de (pinocembrin, terpenes, benzyl alcohol,
vb.) bulunmaktadır.
Arıların, insan sağlığına olan katkıları yalnızca bu kadarla sınırlı
değildir. Bir başka ürünleri de arı sütüdür.
Arıların, kraliçe arıyı besleyebilmek için salgıladıkları, pelte
kıvamında ve keskin kokulu olan bu madde, insanlar için ayrı bir
şifa kaynağı niteliğindedir. Arı sütü denilen bu maddenin içinde
fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, magnezyum gibi mineraller,
B2, B3, B6 vitaminleri, protein ve karbonhidrat bulunur.
Arı sütünü insanlar, bedensel yorgunluklarda,
zafiyet gibi vücudun kuvvetsiz düştüğü zamanlarda, damar sertliği
ve doku yaşlanmalarından ileri gelen rahatsızlıkların iyileştirilmesinde
kullanırlar.10
"Görmüyor musunuz ki, şüphesiz Allah, göklerde
ve yerde olanları emrinize amade kılmış, açık ve gizli sizin üzerinizdeki
nimetlerini genişletip-tamamlamıştır..." ayetinde ifade edildiği
gibi arı da tüm bu şifa verici özellikleriyle Allah tarafından insanoğlunun
emrine verilmiştir. (Lokman Suresi, 20)
Hayvanların Diğer Faydaları
"Hayvanlardan yük taşıyan ve (yünlerinden,
tüylerinden) döşek yapılanları da (yaratan O'dur)..." ayeti
hayvanların insana sağladığı diğer yararlara da dikkat çekmektedir.
(Enam Suresi, 142) Hayvanlar gerek
yünleri, gerek tüyleri, gerekse derileriyle insanlara saymakla bitirilemeyecek
kadar çok fayda sağlarlar. Bu malzemeler, insanın günlük hayatında
karşısına çıkan eşyaların çoğunun hammaddesini oluşturur.
Üzerimize giydiğimiz kazaklardan battaniyelere, yere serdiğimiz
halılara, elbise dikilen kumaşlardan, koltuk döşemelerimizin kaplama
malzemelerine kadar her türlü eşyayı bu hayvanlardan sağlarız. Bunun
yanında, yine koyundan sığıra, yılandan timsaha kadar çeşitli hayvanlardan
sağlanan deri de, giyimden, döşemeye ya da süs eşyalarına kadar
her alanda yoğun olarak kullanılır.
Hayvanların bize sağladığı faydalardan biri de, ipek böceğinin
ürettiği ipektir. Bu kumaş, Allah'ın insana verdiği güzel bir nimettir.
Öyle ki Kuran'da cennetin tasvir edildiği ayetlerde, cennet kıyafetlerinin
ipekten yapıldığı anlatılır:
Ve sabretmeleri dolayısıyla cennetle ve ipekle
ödüllendirmiştir. (İnsan Suresi, 12)
Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır,
orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş
atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar.
(Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek. (Kehf Suresi, 31)
Elbette ki cennet ipeği, dünyadaki ile kıyaslanmayacak güzellikte
ve etkileyicilikte olacaktır. Ancak dünyadaki ipek de değerli bir
kumaştır. Nitekim ipeğin oluşumundan işlenişine kadar olan zahmetli
evreyi incelediğimizde bu değer çok daha açık bir şekilde ortaya
çıkar.
Unutmamak gerekir ki, oldukça değerli bir kumaş olan ipeğin üreticisi
yüksek akıl sahibi bir insan ya da iyi dizayn edilmiş bir makine
değil, tam tersine yaklaşık 5-10 cm büyüklüğünde bir böcektir. Bu
kumaşların büyük bir bölümü ipek böceklerinin ördüğü kozalardan
çekilen ipeklerle dokunur.
İpek böceği yumurtasından çıkan tırtıllar, belirli
bir olgunlaşma sürecini aştıktan sonra dalların üzerine çıkarak
kendi kozalarını örmeye başlarlar. İpek, bu canlının vücudundaki
bir çift ipek bezinden salgılanır ve tırtılın alt dudağındaki bir
delikten dışarı sızar. İpek böceğinin salgıladığı bu yapışkan madde,
havayla temas eder etmez sertleşir. Bunun ardından insanlar bu kozaları
toplayarak bir dizi işleme tabi tutarlar ve bizim bildiğimiz anlamdaki
ipek de bu sürecin sonunda oluşur.11
İpek böceğinin ürettiği bu iplik, tüm dünya çapındaki dokuma sektöründe
kullanılıp insanlara çeşitli tekstil ürünleri olarak döndüğü gibi,
aynı zamanda tıp alanında da işlevsel bir yere sahiptir. Cerrah
ipeği adı verilen ipek türü, cerrahi tekniğinde sağlam bağ ve dikişlerin
atılmasında kullanılmakta ve yine insanların karşısına fayda sağlayan
bir unsur olarak çıkmaktadır.
Küçük bir böceğin, Allah'ın kendisine ilham etmesi neticesinde,
formülü kendi bedeninde gizli olan bir salgı salgılaması ve bunu
insanların hizmetine sunması kuşkusuz ki, olağanüstü bir durumdur.
İnsanların hayvanlardan sağladığı menfaatleri birkaç maddeyle sınırlandırmak
elbette ki mümkün değildir. Yeryüzü üzerinde binlerce tür hayvanın
var olduğu düşünülecek olunursa, her birinden istifade edilen konuları
saymak bile sayfalarca yer tutacaktır. Nitekim bu gerçeğe Kuran'da,
"eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak
olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız…"
ayetiyle de dikkat çekilmiştir. (Nahl Suresi,
18)
Allah'ın insanlar için hayvanları bu kadar çok yararla donatması,
kullarına olan sevgisinin ve onlar üzerindeki korumasının göstergesidir.
Ama bunların Allah tarafından verildiğini unutan kimse için, tüm
bu nimetler ahirette sorguya çekileceği birer sorumluluk ve yük
olacaktır. Bu nedenle, Allah'ın davet ettiği şekilde derin derin
düşünüp, bunların altında yatan hikmetleri görmek ve şükretmek gerekir.
Denizlerden Elde Edilen Yararlara İşaretler
Allah'ın bizlere sunduğu sayısız nimet içinde denizlerden elde
edilenleri de sayabiliriz. Kuran'da bu yararların bir kısmı şöyle
bildirilmiştir:
Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze
et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız.
Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün
bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir. (Nahl Suresi,
14)
Denizdeki hayvanlardan sağladığımız yararları genelleme yaparak
incelediğimizde sayısız nimetin varlığını görürüz. Her bir deniz,
içerisindeki doğal yaşam şartlarına göre, farklı türlerde hayvan
çeşitlerini barındırmaktadır. Ve hepsi de insanlar için çok farklı
faydalar içermektedir. Nitekim Fatır Suresi'nde de bu konuya şöyle
dikkat çekilmiştir:
İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser
ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze
et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız.
O'nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin
onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün. (Fatır
Suresi, 12)
İnsan hiçbir çaba harcamadığı halde, denizaltındaki yaşam tam bir
düzen içinde, insana fayda sağlayacak şekilde sürüp gider. Çünkü
tüm bu düzeni Allah kulları için eksiksiz bir biçimde yaratmıştır.
İnsanın yapacağı tek şey bu nimetleri kendisine zahmetsizce sunan
Allah' a karşı şükredici olmaktır.
Denizden Elde Edilen Besinler
İnsanın, bedeni için gerekli olduğunu dahi tam olarak bilmediği
birçok besin maddesi, çeşitli yiyeceklerin içerisine paketlenmiş
ve hazır bir şekilde kendisine sunulmuştur. Bu besinler arasında
denizden elde edilenler de besin yönünden son derece zengindir ve
özellikle de insan bünyesinin ihtiyaç duyduğu çeşitli mineral ve
vitaminleri karşılayacak şekilde yaratılmıştır. Allah,
"deniz avı ve onu yemek size ve (yeryüzünde) dolaşanlara bir yarar
olarak helal kılındı" ayetiyle denizden elde edilen besinlerin
faydalarına dikkat çekmiştir. (Maide Suresi,
96)
Deniz ürünlerinin içinde en
çok bulunan mineraller, krom, kobalt, fosfor, bakır, iyot, flor
ve sodyumdur. Sahip oldukları bu mineraller sayesinde deniz ürünleri
büyümeye yardımcı olur, kan basıncını dengeler ve şeker hastalığının
oluşmasını engellerler. İçerdikleri kobalt ile anemi hastalığının
oluşmasını önlerken, bakır ve iyot sayesinde de demir emilimini
hızlandırırlar ve dolayısıyla da kişinin kendini enerjik hissetmesini
sağlarlar. Bunun yanında, zihinsel faaliyetlerin daha seri olarak
gerçekleştirilmesine yardımcı olur, cildin, dişlerin, saçların,
tırnakların daha sağlıklı gelişmesini sağlarlar. Ayrıca deniz ürünlerinde
bol miktarda bulunan çinko çok önemli bir elementtir. Vücudun büyümesine
ve gelişmesine yardımcı olur. Tat ve koku alma duyularını korumayı
sağlar, yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Gerekli miktarda A
vitamininin kanda tutulmasını sağlar. Ek olarak enerji ihtiyacını
düzenleyen insülinin bir öğesidir.12 İçerdikleri
flor sayesinde kemiklerin güçlenmesine, kasların ve sinir sisteminin
düzenli çalışmasına yardım ederler.13
Ayrıca denizden elde edilen besinlerle ilgili Kuran'da çok önemli
bir detaya daha dikkat çekilir. Nahl Suresi 14. ayette Allah denizle
ilgili, "…ondan taze et yemektesiniz…"
diye haber verir. Burada özellikle belirtilen "taze et" ifadesi
son derece dikkat çekicidir. Bilindiği gibi deniz ürünlerinin mutlaka
taze olarak tüketilmesi gerekir. Çünkü bu ürünler bayat olduklarında
insan bedenine zarar verebilirler. Kuran'da, diğer hayvanlardan
değil de yalnızca denizden elde edilen etle ilgili olarak böyle
bir ifade kullanılması ise, bu konuya işaret ediyor olabilir.
Kuran'da Dikkat Çekilen Bir Besin: Balık
Kuran'da genel olarak deniz ürünlerine dikkat çekilmesinin yanısıra,
balığa yönelik olarak özel bir işaret de vardır. Kehf Suresi'nde
Musa peygamber ve genç yardımcısının uzun bir yolculuğa çıktığı
ve yanlarına da yiyecek olarak balık aldıkları anlatılır:
(Varmaları gereken yere gelip) Geçtiklerinde (Musa)
genç-yardımcısına dedi ki: "Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu
yaptığımız-yolculuktan gerçekten yorulduk." (Genç-yardımcısı) Dedi
ki: "Gördün mü, kayaya sığındığımızda, ben balığı unuttum..." (Kehf
Suresi, 62-63)
Ayetlerde dikkat çeken nokta, böyle uzun bir yolculuk sırasında
yiyecek olarak özellikle balığın seçilmiş olmasıdır. Allah müminlere
böyle bir kıssayı bildirerek, balığın faydalarına, besleyici yönüne
işaret etmiş olabilir.
Balığın besin olarak özelliklerini araştırdığımızda da çarpıcı
bilgilerle karşılaşırız. İçerdiği fosfor, sülfür, vanadyum gibi
mineraller sayesinde büyümeyi ve dokuların iyileşmesini sağlar.
Eklem ağrılarını azaltır, sağlıklı diş etleri ve diş yapısı oluşmasını
sağlar, cilt rengini güzelleştirir, saçların daha sağlıklı olmasını
sağlar, bakteriyel enfeksiyonlarla mücadeleye yardımcı olur. Ayrıca
kandaki kolesterol oranını düzenleyici etkisiyle kalp krizlerinin
önlenmesinde rol oynar. Nişasta ve yağların metabolizmaya katılmalarına
yardım ederek daha enerjik ve daha kuvvetli olunmasını sağlar. Öte
yandan da zihinsel faaliyetlerin düzenli çalışmasında etkilidir.
Bu özelliklerinin yanısıra, içerdiği D vitamininin
ve diğer minerallerin yeterli miktarlarda alınmaması durumunda da,
raşitizm, diş eti hastalıkları, guatr, hipertiroid gibi rahatsızlıklar
ortaya çıkabilir.14
Deniz Hayvanlarından Elde Edilen Süs Eşyaları
Deniz hayvanlarından sağlanan ve son derece estetik bir güzelliğe
sahip olan süs eşyalarından biri, daha önceki bölümlerde söz ettiğimiz
incidir. İncinin oluşumu ise son derece ilginçtir: İstiridye, midye
ve salyangoz gibi yumuşakçalar, kabuklarının iç yüzeyini sedef denilen
beyazımsı, parlak bir maddeyle kaplarlar. İçlerine giren kum gibi
taneciklerin zarar verici etkisinden kurtulmak için de aynı yöntemi
kullanır, bunları sedefle örterek incileri oluştururlar. İnsanlar
ise denizden topladıkları bu incileri çeşitli şekillerde ziynet
ve süs eşyası olarak kullanırlar. Bunun yanında bu yumuşakçaların
üretmiş olduğu sedefler de, en az inciler kadar kullanışlı bir süs
malzemesidir.
Kuşkusuz böylesine şaşırtıcı bir sistemle son derece estetik görünümlü
süs eşyalarının meydana gelmesi Allah'ın üstün sanatının bir göstergesidir.
Bu güzelliklerin özel olarak müminler için hazırlanmış bir nimet
olduğuna Kuran'da şöyle dikkat çekilmiştir:
Birbirleriyle kavuşmak üzere iki denizi salıverdi.
İkisi arasında bir engel (berzah) vardır; birbirlerinin sınırını
geçmezler. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
İkisinden de inci ve mercan çıkar. (Rahman Suresi, 19-22)

4 Resimli Sağlık Ansiklopedisi,
Bilpa-İnkılap yayınları, cilt 4, s. 476
5 Sabah Gazetesi, 25 Aralık 1997, Harvard Ünv. hazırladığı
rapordan
6 Ana Britannica Ansiklopedisi, 8. Cilt, s. 334
7 Temel Brittannica Ansiklopedisi, 16. Cilt, s.
212
8 Bilim ve Teknik Dergisi, Mayıs 1984
9 Hürriyet Gazetesi, 19 Ekim 1993
10 Büyük Laurausse Sözlük ve Ansiklopedisi, Milliyet
Yayınları, 2. Cilt, s. 786
11Temel Britannica Ansiklopedisi, 9. Cilt, s.63
12 Th PDR Family Guide To Nutiro and Health, s.596
13 Hürriyet Gazetesi, 6 Mart 1999
14 Bilim ve Teknik Dergisi, Eylül 1998, s.86

|