|

Kuran'da Faydalarına Dikkat Çekilen
Besinler
Kuran ayetlerini derinlemesine düşünen bir insan, Allah'ın kitabında
hiçbir konuyu eksik bırakmadığını ve hem dünyada hem de ahirette
rahat edebilmesi için insana çeşitli yollar gösterdiğini fark eder.
Düşünen insanın, Kuran ayetlerinde dikkatini çekecek konulardan
biri de, Allah'ın insan yaşamına ve sağlığına en uygun besinlere,
çeşitli şekillerde işaret etmiş olmasıdır.
Kuran'da İsmi Geçen Meyveler
Kuran'da dikkat çekilen besinlerden biri, bugün pek çok hastalıkta
önleyici ya da tedavi edici etkisi olduğu bilimsel olarak kesinleşen
meyvelerdir. İnsan bedenine çok yönlü faydaları olan bu besin türü,
aynı zamanda hoşa giden bir yiyecektir. Allah Kuran'da, yarattığı
meyvelerin çeşitliliğine ve güzelliklerine dikkat çekerken, insanları
bunların oluşumlarındaki mucizevi detayları düşünmeye de davet etmiştir:
O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini
bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş
taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış
salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden
ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa
eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda
gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)
Yeryüzünde yüzlerce ayrı türde, ayrı tatta, ayrı renkte ve kokudaki
meyvenin oluşması için Allah, aynı toprağı ve suyu sebep kılmıştır.
Ayette "birbiri üstüne bindirilmiş taneler" ifadesiyle anlatıldığı
gibi bir tohumun, yıllarca bitip tükenmeden sürekli ürün vermesi,
üzerinde düşünülmesi gereken konulardandır.
Meyvelerin oluşumu kadar, içerdikleri vitamin ve minerallerin bolluğu
da insanları düşünmeye teşvik eder. Kapkara bir çamurun içerisinde
yetişen ve toprakla ne koku, ne tat, ne de renk olarak en ufak bir
benzerliği bulunmayan meyveler, topraktan sadece insanlar için gerekli
olacak mineralleri özümseyip alırlar. Bu özellikleri sayesinde de,
insan sağlığına büyük katkılarda bulunurlar. Ancak ne toprağın meyveye
hangi özellikleri kazandıracağını bilmesi, ne de meyvenin bilinçli
bir şekilde, toprağı bileşenlerine ayırıp kendisi için gerekli olan
maddeleri belirlenen oranlarda alabilmesi mümkün değildir. Oysa
bu sistem öylesine mükemmel bir düzen içerisinde işlemektedir ki,
her meyve cinsi, sabit bir renk, tat ve koku, ayrıca sabit oranlarda
mineral ve vitamin içerir. Örneğin bir karpuz hiçbir zaman kırmızı
yerine mavi olmaz, tatlı yerine ekşi olmaz, ya da kendine has kokusu
yerine toprak kokmaz.
İşte bu düzen tüm evrenin tek hakimi ve tek ilahı olan Allah tarafından
kurulmuş ve insanların üzerinde düşünüp şükretmesi için gözler önüne
serilmiştir.
Kuran'da ismi geçen çok sayıda meyve çeşidi vardır. Bu meyvelerin
büyük bir kısmı, inananlara cennette de sunulacak nimetlerdir. Bu
bölümde Allah'ın faydalarına işaret ettiği meyvelerin bedene olan
yararlarına kısaca değineceğiz.
Kirazın Sağladığı Faydalar
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) (Vakıa
Suresi, 28)
Kiraz, vücudu zehirli maddelerden temizleyen
bir meyvedir. Böbrekleri etkili bir biçimde çalıştırır, dolayısıyla
vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarının dışarı atılmasını sağlar.
Bu sayede romatizma, kireçlenme ve damar sertliği gibi hastalıklar
da önlenmiş olur. Ayrıca kirazda bulunan kinik asit, böbreklerin
kum ve taş yapmasını önler, eğer böyle bir şey varsa da zamanla
dökülmesini sağlar. Kirazın böbrek taşının yanında, safra taşını
da düşürücü etkisi vardır. Bundan başka kandaki zararlı maddeleri
dışarı atarak kanı temizler. Dolayısıyla kan kirlenmesi sonucu meydana
gelen sivilce benzeri cilt bozukluklarını gidermiş olur.15
Böbrek, safra kesesi, cilt ve kana sağladığı
faydaların yanında kiraz aynı zamanda karaciğer için de faydalıdır.
Çeşitli hastalıklar sebebiyle ya da fazla ilaç alınmasından kaynaklanan
zehirlenme sonucu şişen karaciğerin yükünü hafifletir ve iyileşmesine
yardımcı olur.16
Kirazda bulunan şeker kana çok çabuk karışır.
Bu da vücuda bol miktarda madensel tuzlar ve vitamin vererek, vücudun
hastalıklara karşı dayanıklılığının artmasını sağlar. Ayrıca kirazın
içinde bol miktarda fosfor bulunması da, sinirleri kuvvetlendirir.17
Kısaca özetlendiğinde bile çok sayıda yararı olduğu anlaşılan kiraz,
Allah'ın kullarına sunduğu bir ikramdır. Milyonlarca yıldır hiç
değişmeden, dünyanın her yerinde aynı tat, koku, görünüş ile varlığını
sürdürmekte olan kiraz, aynı zamanda da onlara sağlık sunan bir
besindir.
Bir Cennet Meyvesi: Muz
Kuran'da kiraz gibi cennet meyveleri arasında ismi geçen bir başka
meyve de muzdur. Cennet tasvirlerinin yapıldığı ayetlerde, Allah
bu meyvelerden şöyle bahsetmektedir:
Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları). Üstüste
dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları. Yayılıp-uzanmış gölgeler.
Durmaksızın akan su(lar). Ve (daha) birçok meyveler arasında. Kesilip-eksilmeyen
ve yasaklanmayan (meyveler). (Vakıa Suresi, 28-33)
Elbette cennetteki muz da diğer tüm nimetler gibi, dünyadakinden
çok daha kusursuz, asla bozulmayan, çok daha lezzetli ve güzel kokulu
ve hatta belki bizim hayal edemeyeceğimiz kadar mükemmel bir meyvedir.
Ancak Allah dünyada da bu cennet nimetinin bir benzerini yaratmış
ve müminleri bu meyveden faydalandırmıştır.
Son derece besleyici bir meyve olan muzun içerisinde
% 75 oranında su, % 1,3 oranında protein ve % 0,6 oranında da yağ
bulunmaktadır. Geri kalanı ise çeşitli karbonhidratlardan ve önemli
ölçüde potasyumdan oluşmaktadır. Birçok hastalığın tedavisinde faydalı
olduğu gibi özellikle de, ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları
ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilir. İçerdiği yüksek
orandaki potasyum sayesinde, atıkların vücuttan dışarı atılması
işlemini kolaylaştırır.18
Kan basıncının düşürülmesini sağlar. Bunun yanında
muz, alerji tedavisinde de kullanılır. İçindeki potasyum, sodyum
ile birlikte çalışarak hücre ve kas gelişimini sağlar, vücudun su
dengesini ayarlar ve kalp atışlarının normale dönmesini sağlar.
Eğer vücuttaki sodyum-potasyum dengesinde bozulma olacak olursa,
sinir sistemi ve kasların faaliyetlerinde düzensizlik meydana gelir.
Bu sebeple potasyum dengesinin korunması vücut için son derece önemli
bir konudur. Ayrıca potasyum eksikliği, vücutta ödem oluşmasına
ve kan şekerinin düşmesine yol açacağı için, söz konusu dengenin
korunması oldukça mühimdir.19
İçerdiği B6 vitamini sayesinde, protein ve amino
asitlerin pek çok kimyasal reaksiyona girmesinde muz aktif bir görev
alır. Ayrıca beynin normal fonksiyonlarını gerçekleştirmesine yardımcı
olur. Kırmızı kan hücrelerinin oluşmasını destekler. Bunun yanında
vücut sıvıları arasındaki kimyasal dengenin sürekliliğini sağlar.
Enerji üretimine yardımcı olur ve strese karşı dayanıklılık sağlar.
İçerdiği karbonhidrat, yağ ve proteinin metabolik işlemleri sırasında
yardımcı enzim görevi görür. Ayrıca bazı anemi (kansızlık) türlerini
tedavi eder. Hücre ve kas gelişiminde ve vücudun sıvı dengesinin
korunmasında aktif rol oynar. Kalp hastalıklarında da, tedavi edici
etkisi vardır. İçerdiği B6 vitaminin eksikliğinde ise yorgunluk,
şuur bulanıklığı, sinirlilik, uykusuzluk, kansızlık, böbrek taşları
ve cilt dokusunun bozulması gibi hastalıklar ortaya çıkar.20
İnsanı yaratan Allah, bu meyveyi ve ondaki faydaları da yaratmış,
Kuran'daki işaretlerle insanı bu faydalara yöneltmiştir. Allah bir
ayetinde insana istediği, ihtiyaç duyduğu herşeyi verdiğini bildirmiş
ve nankörlerden olmaktan kaçınmasını hatırlatmıştır:
Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah'ın
nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz.
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi,
34)
Üzümün İnsan Hayatındaki Yeri
Böylelikle, bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden
bahçeler-bağlar geliştirdik, içlerinde çok sayıda yemişler vardır;
sizler onlardan yemektesiniz. (Müminun Suresi, 19)
Üzüm,
gıda değerinin yüksek oluşu, vitamin ve madensel maddeler yönünden
zenginliği nedeniyle önemli bir besin kaynağıdır. Üzümün içerisinde
%20-25 oranında kana hızlı karışan şeker mevcuttur. Bu bakımdan
bedenen ve zihnen çalışan kimseler için oldukça faydalıdır; bedensel
ve zihinsel yorgunluğu, kansızlığı giderir. İçerdiği bol demir ve
şeker sayesinde, vücutta kan yapımını artırır. Ayrıca karaciğer,
böbrek ve sindirim sistemi hastalıklarında doğal bir ilaç etkisine
sahiptir. Böbrekleri çalıştırır, vücutta birikmiş üre benzeri atık
maddelerin böbrekler aracılığıyla dışarı atılmasını sağlar. Aynı
zamanda fazla suyu da atarak, yüksek tansiyonu düşürür.21
Midelerinde ülser veya gastriti olan kişilere, mafsal, ince
bağırsak iltihabı ve romatizması olanlara, karaciğer ve dalağı şişmiş
hastalara ve zehirlenenlere üzüm suyu içmeleri tavsiye edilir.22
Bunun yanında kalp adalelerini kuvvetlendirir. Bronşit ve öksürüğe
iyi gelir. Kanı temizleyerek, cildin güzelleşmesini sağlar.23
Üzüm suyu, süt salgısının artmasını sağladığı için annelere özellikle
tavsiye edilmektedir. Üzümde bulunan bazı kimyasal maddeler cilt
kanserine yakalanma olasılığını azaltır.24
Potasyum Deposu: Nar
Asmalı ve asmasız bahçeleri, hurmaları ve tadları
farklı ekinleri, zeytinleri ve narları -birbirine benzer ve benzeşmez-
yaratan O'dur. Ürün verdiğinde ürününden yiyin ve hasad günü hakkını
verin; israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. (Enam Suresi,
141)
Kuran ayetlerinde adı geçen
bir başka meyve de nardır. Nar, bol miktarda potasyum ayrıca fosfor,
kalsiyum, demir, sodyum gibi mineraller ile A, B1, B2, B3 ve C vitaminleri
içerir. İçerdiği zengin potasyum, sodyum ile birlikte işleme girerek
vücudun su dengesini ayarlar, kalp atışlarının normal seyrini sağlar.
Vücuttaki potasyum-sodyum dengesini koruyarak, sinir sistemi ve
kasların düzenli çalışmasına yardım eder. Yine potasyum sayesinde,
vücutta ödem oluşmasını ve kan şekerinin düşmesini engeller. Terleme
nedeniyle kapasitesini yitirmeye başlayan kasları canlandırır ve
onların daha kolay hareket etmesini sağlar.25
Ayrıca narın kalbi kuvvetlendirici bir etkisi de vardır.26
Kuran'da Dikkat Çekilen Şifa Kaynağı Bitki:
Zeytin
Sizin için gökten su indiren O'dur; içecek ondan,
ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin
için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden
bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.
(Nahl Suresi, 10-11)
Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca
lezzetli bir besin değil, bunun yanında önemli bir sağlık kaynağı
olduğunu da ortaya koymuştur. İçinde bulunan linoleik asit sayesinde
çocuk emziren anneler için son derece faydalı bir besindir. Linoleik
asitin eksikliği, bebekteki gelişimin yavaşlamasına ve birtakım
deri rahatsızlıklarının ortaya çıkmasına neden olur. Ayrıca sağlık
örgütleri, (Dünya Sağlık Örgütü / WHO) damar sertliği, şeker hastalığı
oranlarının yüksek olduğu toplumlarda kullanılan yağların içindeki
yağ asidinin en az %30'unun linoleik asit olmasını önermektedirler
ki bu da zeytinin değerini büyük ölçüde artırmaktadır.27
Zeytinin faydaları sadece linoleik asitle sınırlı
değildir. İçindeki klor sayesinde de karaciğerin çalışmasına yardımcı
olur ve böylece vücudun atıklardan kurtulmasını kolaylaştırır. Bunun
yanında iskelet yapısı üzerinde çok olumlu katkısı vardır, dinçlik
ve uzun ömür açısından tüketilmesi çok önemlidir. Ayrıca beyin atardamarlarının
sağlığına da olumlu etkisi vardır.28
Zeytinin insana sağladığı bu faydaların yanında bir yönü daha vardır.
Zeytinden elde edilen zeytinyağı da, önemli bir besin türüdür.
Zeytinyağı, diğer katı yağların aksine, kandaki
kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır.
Bu özelliği nedeniyle, tüm uzmanlar tarafından en çok tavsiye edilen
yağ çeşidi olarak bilinir. Ayrıca ister sıcak, ister soğuk sindirilsin,
zeytinyağı mide asitini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara
karşı korur.29
Bunun yanısıra safra salgısını harekete geçirerek,
safra bileşiminin en mükemmel hale gelmesini sağlar. Safra kesesinin
boşalma işlemini düzenler ve safra taşı riskini azaltır.30
Zeytinyağının koroner damar hastalığının gelişmesini
önleyici bazı özellikleri olduğu saptanmıştır. Zeytinyağının kanda
dolaşan LDL adlı zararlı kolesterol düzeyini düşürdüğü, HDL adlı
faydalı kolesterol düzeylerini ise yükselttiği saptanmıştır.31
İçerdiği E, A, D, ve K vitaminleri, çocukların ve erişkinlerin
kemik gelişmesine, mineralleşmesine yardımcı olması bakımından oldukça
önemlidir, kalsiyumu sabitleyerek kemikleri güçlendirir. Zeytinyağı,
büyüme gösteren organizmalar için hayati önem taşır. Antioksidan
elementler ve insan için büyük önem taşıyan linoleik asit gibi yağ
asitleri içerir ki bunlar hormonlara destek olur ve biyolojik hücre
zarı sentezine de yardımcı olurlar. Bu vitaminler aynı zamanda,
hücre yenileyici özelliklere sahip olmalarından dolayı, yaşlılık
tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korurlar.
Doğum öncesi ve sonrasında bebek beyninin ve
sinir sisteminin doğal gelişimine katkıda bulunmasından dolayı uzmanlarca,
annelere önerilen tek yağ, yine zeytinyağıdır. Anne sütüne yakın
miktarda linoleik asit içermekle beraber yağsız inek sütüne zeytinyağı
katıldığında anne sütü kadar doğal bir besin kaynağı özelliği kazanır.
Ancak sağlık alanındaki en önemli özelliği kalp ve damar hastalıkları
üzerinde olumlu etkileridir. Zeytinyağı, tüm bu özellikleri dolayısıyla
son yıllarda uzmanların oldukça dikkatini çekmektedir.32
Kuran'da Faydalarına Dikkat Çekilen Hurma
Yeryüzünde birbirine yakın komşu kıtalar vardır;
üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar da vardır
ki, bunlar aynı su ile sulanır; ama ürünlerinde (ki verimde ve lezzette)
bazısını bazısına üstün kılıyoruz. Şüphesiz, bunlarda aklını kullanan
bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. (Rad Suresi, 4)
Hurma da, Allah'ın Kuran'da dikkat çektiği bir meyvedir. Sıcak
iklimlerde kuru toprakta yetişen bu meyvenin faydalarına, Kuran'ın
Meryem Suresi'nde de dikkat çekilmiştir. Allah doğum sancısı çekmekte
olan Hz. Meryem'e hurma yemesini vahyederek, bu bitkide gizlenen
sağlık verici özelliğe yönelik bir işaret göstermiştir:
Altından (bir ses) ona seslendi: "Hüzne kapılma,
Rabbin senin alt (yan)ında bir ark kılmıştır. Hurma dalını kendine
doğru salla, üzerine henüz oluşmuş-taze hurma dökülüversin. Artık,
ye, iç, gözün aydın olsun…" (Meryem Suresi, 24-26)
Kuşkusuz ayette özellikle hurmaya dikkat çekilmesi son derece hikmetlidir.
Bu doğrultuda hurmanın özelliklerini incelediğimizde, ayetlerde
dikkat çekilen hikmeti daha iyi anlarız.
Hurma herşeyden önce içerdiği %50'den fazla şeker
ile son derece besleyici bir besin değerine sahiptir, yüksek kalori
ihtiva eden fruktoz ve glukoz içerir. Çok kolay ve hızlı bir şekilde
hazmedilebilir.33 İçindeki şeker, gerilen sinirleri
rahatlatır, psikolojik güven verir. Ayrıca doğum sırasında meydana
gelen kan kaybı vücut şekerinin de düşmesine sebep olur. Bu yüzden
vücuda tekrar şeker girişinin sağlanması önemlidir ve hurma bu konuda
fayda verir, tansiyon düşmesini de engeller. Örneğin et de faydalı
bir gıdadır ancak özellikle böyle bir dönemde taze bir meyve olan
hurma kadar fayda vermeyebilir. Hatta böyle bir dönemde bol protein
içeren etin fazla tüketilmesi vücutta zehirlenmeye de neden olabilir.
Hazmı kolay olan, hafif sebze, meyve türü yiyeceklerin tercihi daha
uygun bir seçimdir.
Hz. Meryem'le ilgili ayetin işaret ettiği yönde
hurma, hamileler ve emzikli kadınlar için de çok faydalıdır. Çocuğun
anne karnında iyi gelişmesini sağlar ve annenin zayıf düşmesini
önler. Annenin sütü bol ve besleyici olur.34
Aynı zamanda beyin için de son derece faydalıdır. % 2.2 oranında
protein, A vitamini, B1 ve B2 vitaminleri içermektedir. İçerdiği
protein sayesinde vücudun hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı korunmasını
sağlar, hücreleri yeniler ve vücut sıvısını dengeler. İçindeki A
vitamini sayesinde, görme gücü ile vücut direncini artırır, kemik
ve dişlerin güçlenmesini sağlar. B1 vitamini ile sinir sisteminin
sağlıklı olmasını kolaylaştırır. Vücudun karbonhidratları enerjiye
çevirmesine yardımcı olur. İştah ve sindirimi düzenler. Vücudun
protein ve yağı metabolize etmesini sağlar. B2 vitaminiyle de, vücudun
enerji sağlaması ve hücrelerin yenilenmesi için protein, karbonhidrat
ve yağların yakılmasına yardımcı olur.
Bununla birlikte, potasyum, sodyum, kalsiyum,
demir, manganez ve bakır gibi vücut için gerekli olan minerallere
sahiptir. Yine içerdiği potasyumun sodyum ile birlikte faaliyet
göstermesi sonucunda kalp ritimlerini normalleştirir. Potasyum beyne
oksijen gitmesine de yardımcı olarak berrak düşünebilmeyi sağlar.
Bununla beraber vücut sıvıları için uygun alkalik özelliği sağlar.
Zehirli vücut atıklarını dışarı atması için böbrekleri uyarır. Yüksek
kan basıncını düşürmeye yardım eder ve sağlıklı deri oluşumunu sağlar.35
Hurmanın ilgi çekici bir özelliği de yetiştiği ortamın insanları
için son derece faydalı özellikler taşımasıdır. İçerdiği protein
ve şeker, hurmanın genel olarak yetiştiği çöl ortamı için en besleyici
besin türleridir.
Anne Sütünün Faydalarına Yönelik İşaretler
Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı)
tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır.
Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. Hem bana, hem anne ve
babana şükret, dönüş yalnız Bana'dır. (Lokman Suresi, 14)
Ayette dikkat çekilen noktalardan biri bebeğin iki yıl boyunca
anne sütüyle beslenmesine ilişkindir. Bilindiği gibi anne sütü bebeğin
tüm ihtiyacını karşılayacak özellikte bir besindir. Allah, insanı
daha doğar doğmaz, koruma altına almış ve ona dünya üzerinde başka
hiçbir besinden elde edemeyeceği kadar faydalı bir içecek sunmuştur.
Bu, bebek için son derece hayati bir önem taşımaktadır çünkü dünyaya
gözlerini açtığı andan itibaren, vücudu artık hayata uyum sağlamak
zorundadır. Ve bu uyum için de ilk şart bedeninin kusursuz bir şekilde
beslenerek güçlenmesi ve gelişmesidir.
Anne sütü, bileşimindeki maddeler sayesinde hem yeni doğan bebek
için mükemmel bir besin kaynağı olmakta, hem de bebeğin ve annenin
hastalıklara karşı direncini artırmaktadır. Doktorlar suni olarak
üretilen mamaların ancak sütün yetersiz olduğu durumlarda kullanılması,
çocuğun özellikle ilk aylarda kesinlikle anne sütüyle beslenmesi
gerektiği konusunda birleşmektedirler. Çünkü bebek için, anne sütünün
yerini tam olarak tutan, onunla aynı özelliklere sahip olan başka
bir gıda yoktur.
Ayrıca son derece mucizevi şekilde her annenin sütü, bebeğin ihtiyacına
göre üretilir. Örneğin erken doğum yapmış annelerin sütleri, normal
gebelik süresini tamamlayan annelerinkine oranla çok daha farklı
ve bebeğin o anki ihtiyaçlarına cevap verebilecek yoğunlukta ve
niteliktedir.
Anne sütünün başka bir özelliği de, antibakteriyel olmasıdır. Oda
sıcaklığında altı saat tutulan sütlerde bakteriler gelişerek sütü
bozduğu halde, bu süre zarfında anne sütünde bakteri oluşmaz. Bebek
tarafından sindirimi son derece kolay olan anne sütünün mükemmelliğine
günümüzün ileri teknolojisinin ürettiği modern bebek mamalarının
hiçbiri ulaşamamıştır.

15 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız
ve Sağlığımız, Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.72
16 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız ve Sağlığımız,
Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.72
17 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız ve Sağlığımız,
Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.72
18 Foods & Food Production Encylopedia, s.16
19 Prof.Ayşe Baysal, Beslenme, Hatipoğlu Yayınevi,
Ankara: 1996, 6. Baskı, s.108-109
20 Prof.Ayşe Baysal, Beslenme, Hatipoğlu Yayınevi,
Ankara: 1996, 6. Baskı, s.204
21 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız ve Sağlığımız,
Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.81
22 Bilim Teknik Dergisi, Temmuz 1987, s.30 Gıda
Günlüğü, Gülgün Akbaba
23 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız ve Sağlığımız,
Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.8124 Hürriyet Gazetesi, 19 Mart 1999
24 Hürriyet Gazetesi, 19 Mart
1999
25 Focus Dergisi, Mart 1999,
Sayı 3, s.43
26 Dr.Mehmet Göbelez, Gıdalarımız
ve Sağlığımız, Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.88 
27 Scientific Encyclopedia,
s.207
28 Muammer Kayahan, “Sağlıklı Yaşam ve Zeytinyağı”,
Bilim Teknik Dergisi, Nisan 1995, s.48
29 Muammer Kayahan, “Sağlıklı Yaşam ve Zeytinyağı”,
Bilim Teknik Dergisi, Nisan 1995, s.48
30Muammer Kayahan, "Sağlıklı
Yaşam ve Zeytinyağı", Bilim Teknik Dergisi, Nisan 1995, s.48
31 Lale Tokgözoğlu, H.Ü. Tıp
Fakültesi Kardiyoloji Bölümü, Bilim Teknik Dergisi, Nisan 1995,
s.50
32 Hürriyet, 14 Mayıs 1997,
Ayşegül Kartal, Zeytinyağı Kongresi
33 Dr. Mehmet Göbelez, Gıdalarımız ve Sağlığımız,
Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.80
34 Dr. Mehmet Göbelez, Gıdalarımız
ve Sağlığımız, Mars Matbaası, Ankara: 1973, s.80
The Independent Newspaper,
9 June 1995

|