|

Kuran'da Estetik ve Sanat
Güzelliklerden ve estetikten zevk almak insana ait bir özelliktir.
Allah insanın ruhunda, güzelliğe karşı bir duyarlılık hissi yaratmıştır.
Ancak, bu estetik anlayışının açığa çıkması ve gelişmesi, insanın
imanı ve aklı ile doğru orantılıdır.
Müminler karşılaştıkları bütün güzellikleri yaratanın Allah olduğunu
bildikleri için, bu güzellikler karşısında heyecan duyarlar. Kendilerine
bunların tümünü sunan Allah'ın gücünü ve sanatını gereği gibi takdir
edebilmeye çalışırlar. Cennete karşı duydukları özlem de, güzelliklerden
zevk alma kabiliyetlerini artırır. Allah'ın Kuran'da haber verdiği
cehennem ortamını düşünüp kıyas yaptıklarında ise, ruha zevk veren
estetiğin değerini daha iyi kavrarlar.
Kuran'da yer alan cennet hakkındaki ayetler de müminler için yol
gösterici bir nitelik taşımaktadır. Çünkü cennet ayetlerinde, Allah'ın
müminler için seçip beğendiği, uygun gördüğü, kullarını bunlar ile
mükafatlandıracağını vaat ettiği bir ortam ile güzellik ve estetik
anlayışı tarif edilmektedir. Mümin, Kuran'daki bu işaretleri dünya
şartlarında olabilecek en uygun şekilde hayata geçirerek, güzelliklerle
dolu bir yaşam modeline ulaşabilir.
Allah'ın Sunduğu Güzellikler
Allah'ın insanlara dünyada verdiği sayısız nimetlerden biri de
süs eşyalarıdır. Kuran'da bahsedilen altın, gümüş takılar, inciler,
çeşitli kumaşlar ve benzeri birçok eşya, insana estetik yönden zevk
sunmak üzere Allah'ın yarattığı güzelliklerdendir. Allah'ın cennette
samimi kullarına mükafat olarak vereceği bu güzelliklerden ayetlerde
övgüyle bahsedilir:
Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan
yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir...
(İnsan Suresi, 21)
Allah bu ayetinde ipek ve atlas kumaşların değerine dikkat çekmiştir.
Ayrıca ayetten anlaşıldığı gibi, gümüş takılar da Allah'ın insanlar
için yarattığı süs eşyalarındandır. Kuran'ın daha pek çok ayetinde
gümüş bileziklerden söz edilir.
Başka bir ayette de, altın bileziklerin ve incilerin güzelliğine
işaret edilir:
Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde
bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından
bileziklerle ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri ipek(ten)tir.
(Hac Suresi, 23)
Allah incinin seçkin bir süs eşyası olduğuna dikkat çekmiş ve cennette
bir mükafat olarak müminlere verileceğini belirtmiştir.
İşte Allah'ın sunduğu tüm bu güzelliklere karşılık insanın yapacağı
tek şey, O'na gereği gibi şükredebilmek ve Allah'ın istediği gibi
bir yaşam sürmektir. İnsan, bunun karşılığında cennetle mükafatlandırılacak
ve sonsuza kadar tükenmeyecek nimetlere ve güzelliklere kavuşacaktır.
Aksi takdirde ise, dünyada kendisine sunulan bu imkanlardan belki
geçici bir süre yararlanacak ama bu yararlanma ona, yaptıklarından
hesaba çekileceği hesap gününde hiçbir fayda sağlamayacaktır. Ve
sonsuza kadar kalmak üzere, tek bir güzelliğin bile yer almadığı
cehhenemi hak edecektir.
Kuran'da Övülen Dekorasyon Anlayışı
İnsanı "en güzel surette" yaratan Allah, ona estetikten zevk almayı
da öğretmiştir. Canlıların içinde, "güzel" kavramının farkında olan
tek varlık insandır. İnsan, hem güzel olan şeyleri sever, hem de
kendi yaptığı şeylerde estetik bir yön olması isteğiyle hareket
edip kendisi de güzel şeyler ortaya çıkarmaya çalışır.
Kuran'ın işaretleriyle, estetik, güzellik ve inceliğe dair pek
çok detay müminler arasında da teşvik edilmiştir. Allah bir ayetinde,
"kulları için çıkardığı ziynet ve temiz rızıklar" için "…
dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca
onlarındır…" diye haber vermiştir. (Araf
Suresi, 32)
Allah'ın ayetinde bildirdiği gibi yeryüzündeki tüm incelik ve güzellikler,
onları takdir edebilen müminler içindir ve bunlarla kıyaslanmayacak
nicesi de ahirette yalnız inananlara verilecektir.
Var olan her güzellik, onu Yaratan'ın bir ürünüdür. Bu yüzden mümin
güzellikten etkilenir, şükreder ve her nimet onu Rabbi'ne daha da
yakınlaştırır. Kuran'da Hz. Süleyman'ın hayatı ile ilgili verilen
detaylar bu konularda çeşitli işaretler içermektedir. Hz. Süleyman,
Allah'ın verdiği zenginlikten, güçten ve ihtişamdan çok zevk aldığını
söyler ve bunun nedenini de şöyle açıklar:
O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at)
sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim..." (Sad Suresi,
32)
Buradan anlaşıldığı gibi, inanmayanlar için saptırıcı bir etkiye
sahip olan mal, mülk, ihtişam ve zenginlik, mümin için bir hayır,
güzellik ve Allah'ın rızasını kazanmak, şükretmek için bir vesile
olmaktadır.
Hz. Süleyman'ın yaptırmış olduğu eserler de onun sanat zevkini
ortaya çıkarmaktadır. Bugün Kudüs'te yer alan ve sadece bir duvarı
ayakta olan Süleyman Mabedi, Tevrat, İncil ve Kuran ile o döneme
ait tüm tarihi belge ve yazmalarda bahsedilen, görkemli bir saraydı.
Kendisini ziyarete gelen Sebe Melikesi sarayın içine girdiğinde
tüm zeminin camla kaplı olduğunu anlamamış zemini su zannetmişti.
Bu, insanların alışık olmadığı bir teknikti. Sebe Melikesi saraydaki
ihtişamı görünce Hz. Süleyman'ın aklına, sanatına ve bilgisine teslim
olmuş ve iman etmişti.
Hz. Süleyman kıssası müminler için çok dikkat çekici bir örnektir.
Müslümanların yeryüzünü nasıl güzel eserlerle donatabileceklerini,
sanatta ve estetikte nasıl ilerleyebileceklerini göstermek açısından
önemli bir delil oluşturur. Nitekim yakın tarihimizde de bu yönde
bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan
ihtişam ve sahip oldukları sanat anlayışı buna güzel bir örnektir.
Osmanlı sanatını bu kadar değerli kılan en önemli unsur, ilhamını
bizzat Kuran'dan alması, Allah'ın Kuran'da işaret ettiği güzellikleri
kullanmış olmasıdır.
Kuran'da dekorasyonda kullanılabilecek inceliklerle ilgili pek
çok detay bildirilmiş, çeşitli örnekler verilmiştir. Evlerin üzerine
kurulduğu mekanlardan, iç dekorasyonlarına kadar insanın hoşuna
gidecek noktalara dikkat çekilmiştir.
Allah özellikle cenneti tarif eden ayetlerinde bu yönde işaretler
sunmuştur. Zira Allah, cenneti insan ruhunun en hoşlanacağı ve en
etkileneceği malzemelerle donatmıştır. Kuran ayetlerinde, cennetteki
bu aksesuarlar detaylı olarak anlatılırken, aslında insanlara dünyada
da en hoş mekanları nasıl elde edebilecekleri konusunda yol gösterilmektedir.
Kuran'da dikkat çekilen ve övülen dekorasyon örneklerinden bir
kısmını şöyle sıralayabiliriz:
Yüksek Tavanlar
Ma'mur eve, yükseltilmiş tavana, (Tur Suresi, 4-5)
Yüksek tavanlı yerler, içinde bulunan kimseye ferahlık ve genişlik
hissi verirler. Estetik açıdan da son derece görkemlidirler. Bunun
tam aksine alçak tavanlı, basık yerler de insanın ruhuna sıkıntı
veren yerlerdir. Hatta bu özelliğin cehennemde bir azap çeşidi olarak
kullanılacak olması da oldukça dikkat çekicidir. Cehennem'in tarif
edildiği ayetlerde basık, dar ve sıkışık yerlere dikkat çekilmesi
insanlara, dünyada da dar ve basık ortamların tercih edilmeyeceği
yönünde işaretler sunar.
Gümüş Tavanlı Mekanlar ve Yüksek Merdivenler
… Evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri
merdivenler yapardık. Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları
koltuklar, ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar,
yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbin'in katında
muttakiler içindir. (Zuhruf Suresi, 33- 35)
Allah'ın güzel olduğuna işaret ettiği dekorasyon modellerinden
biri de, gümüşten tavanlar ve yüksek merdivenlerdir. Yukarıdaki
ayetlerde Allah, bunları da "çekici süsler"den biri olarak nitelendirerek
son derece değerli olduklarına işaret etmiştir.
Kapılar
Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları
koltuklar ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik)… (Zuhruf Suresi,
34-35)
Yine Zuhruf Suresi'ndeki bu ayette görülen "evlerine kapılar" ifadesi,
kapıların da estetik ve sanat açısından önemli bir rol üstlendiğine
dikkat çeker. İşlevsel kullanımının yanısıra, gümüş, altın, cam
süslemeler ya da ahşap oyma gibi çok çeşitli malzemelerle yapılabilen
kapılar, evin giriş bölümünde veya çeşitli yerlerinde aksesuar olarak
kullanılabilirler. Nitekim Osmanlı sanatında bu uygulama gerçekleştirilmiş
ve göze son derece hoş gelen çeşitli boyutlarda, desenlerde kapılar
sarayları, köşkleri, konakları süslemiştir.
Sütunlar
'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e? Ki şehirler içinde
onun bir benzeri yaratılmış değildi. (Fecr Suresi, 7-8)
Kuran'da adı geçen Ad kavmine ait İrem şehri görkemli mimarisi
ve yüksek sütunlarının ihtişamıyla dikkat çekmiştir. Kuran'da anlatılan
bu kıssa "yüksek sütunların" güzelliğine ve gösterişine yönelik
bir anlam da içermektedir.
Mücevher İşlenmiş Tahtlar
Cennet ile ilgili ayetlerde tahtlardan sık sık bahsedilmekte ve
tahtlar Allah'ın razı olduğu kullarına verdiği bir mükafat olarak
tanıtılmaktadır:
Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır. Konulmuş
(içecek dolu) kaplar. Dizi dizi yastıklar. Ve serilmiş yaygılar.
(Gaşiye Suresi, 13-16)
Hem görünüm, hem de kullanımda sağladığı rahatlık açısından tahtlar,
insan için ideal oturma malzemelerindendir. Bunun yanısıra, tahtları
süslemelerle donatmak ve daha ihtişamlı bir hale getirebilmek de
mümkündür. Buna örnek olarak ayetlerde şöyle bildirilmektedir:
'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler.
Karşılıklı yaslanmışlardır. (Vakıa Suresi, 15-16)
Cennette oturma yeri olarak bildirilen bir başka detay da, rahatlıkla
yaslanılabilen koltuklar, tahtlar olmasıdır. Ayetlerde bu güzellik
ve rahatlık şöyle haber verilmiştir:
Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır.
Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler.
(İnsan Suresi, 13)
Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk
dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde,
tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. (Yasin Suresi, 55-56)
Adn cennetleri; kapılar onlara açılmıştır. İçinde
yaslanıp-dayanmışlardır… (Sad Suresi, 50-51)
Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır…
(Tur Suresi, 20)
Yüksek Döşekler ve Ağır İşlenmiş Atlastan
Yataklar
Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (Vakıa
Suresi, 34)
Allah'ın cennette yer alacağını belirttiği yükseklere kurulmuş
döşekler ve sedirler, alçak bir zemine yerleştirilen düzenlere kıyasla
görüntüyü çok daha geniş açılı alırlar. Bu yönleriyle son derece
ferahlatıcı bir özelliğe sahiptirler.
Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde
yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın
(kolay)dır. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
(Rahman Suresi, 54-55)
Yukarıdaki ayet, dekorasyonda kullanılan taht, döşek, koltuk ya
da yatak gibi malzemelerde ağır işlenmiş atlas kullanmanın güzelliğine
dikkat çekmiştir. İpeğin daha ağır ve kalın dokunmuş bir formu olan
atlas, son derece estetik bir kumaş çeşididir. Atlasın ağır ve gösterişli
iplik ve motiflerle işlenmiş olması, üzerine serildiği tahtın ya
da yatağın görünümünü çok daha etkileyici hale getirecektir.
Yeşil Yastıklar
Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere
yaslanırlar. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
(Rahman Suresi, 76-77)
Allah'ın Kuran'da söz ettiği bir başka güzellik de yastıklardır.
Bu ayetlerde yastıkların yanısıra insan ruhuna huzur ve rahatlık
verdiği bugün bilim tarafından da onaylanan yeşil rengin önemine
de dikkat çekilmiştir.
Altın Tepsiler ve Testiler
Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle
dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk)
aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız. İşte, yaptıklarınız
dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur. (Zuhruf Suresi, 71-72)
Allah cennette ikram için kullanılan kapları da bir sanat ve estetikle
yaratacağını bildirmiştir. Ayetin devamında da belirtildiği gibi,
bu malzemeler "nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet aldığı"
nimetlerdir.
Gümüşten Billur Kaplar, Kupalar ve Kadehler
Cennette altın tepsiler ve altın testilerin yanında kullanılacağı
bildirilen bir başka ikram malzemesi de gümüşten yapılmış billur
kaplar ve kupalardır. Cenneti tasvir eden ayetlerde bu konu şöyle
anlatılmaktadır:
Çevrelerinde gümüşten billur kaplar, kupalar dolaştırılır.
Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tespit etmişlerdir.
(İnsan Suresi, 15-16)
Hayatlarını Allah'ın istediği şekilde geçiren kişilere, sonsuz
bir cennet hayatı ve orada nefislerine hoş gelecek sonsuz güzellikte
nimetlerle karşılık verilecektir. Öyle ki müminlere, köşkleriyle,
bahçeleriyle, dekorasyonuyla eşsiz bir ortamda altın tepsiler içerisinde
billur kaplarla, kadehlerle cennete has kaynaklardan doldurulma
içkilerle sonsuza dek hizmet edilecektir. Bir diğer ayette de, müminlere
kadehler içerisinde yapılan bu ikrama dikkat çekilmektedir:
Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar).
Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır. (Saffat
Suresi, 44-45)
Elbetteki tüm bunlar cennete has ve dünyadakilerle kıyas edilemeyecek
güzellikte nimetlerdir. Ancak Allah, kullarına dünyada da cennettekileri
andıran nimetler ve imkanlar sunmuştur. Buna karşılık müminin yapması
gereken, kendisine verilen her türlü güzelliği takdir edip, ondan
zevk almak ve sonsuz ikram sahibi Rabbine karşı boyun eğici ve şükredici
olmaktır.
KURAN'DA
MEKAN TASVİRLERİ
Allah Kuran'da, tarih boyunca yaşamış olan birçok peygamberden,
onların kavimlerinden ve yaşadıkları yerlerden bahseder. Buralarla
ilgili detaylı tarifler yapar. Ayrıca insanlar için yaşamaya uygun
yerleşim alanlarına dikkat çeker. Hangi ortamın insan sağlığı için
daha iyi ve hangi iklimin yaşamak için daha elverişli olduğuna işaret
eder.
Barınmaya Elverişli Yerler
Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem'in yaşadıkları yer hakkında bilgi
veren ayet, barınmak için elverişli olan bir mekanın nasıl olabileceğine
dair işaretler taşımaktadır:
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık
ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepede yerleştirdik.
(Müminun Suresi, 50)
Hz. Meryem, İsa Peygamber'i dünyaya getirdikten sonra bu bölgeye
yerleşmiştir. Bu ortamın en büyük avantajlarından biri akarsuyunun
olmasıdır. Akarsuyu olan bir yer öncelikle, insan için her açıdan
hayati bir önem taşıyan "suyun" olduğu bir yer demektir. Böyle bir
yerleşim merkezinde ise hem beden, hem de mekan temizliğinin son
derece kolay olacağı açıktır. Temizliğin yanında su, insan bedeninin
fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her organın ihtiyaç duyduğu
hayati bir maddedir. Vücudun belirli bir süre susuz kalması ölüme
kadar varan rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. İşte akarsu kenarlarındaki
yerleşim merkezlerinin önemli bir faydası, kişinin buralarda su
ihtiyacını hem en zahmetsiz, hem de en temiz yollardan karşılayabilmesidir.
Suyu bol olan bir yerleşim bölgesinin elbette daha başka yararları
da vardır. Bunu, tarih boyunca akarsu kenarlarına kurulmuş olan
birçok medeniyeti incelediğimizde görebiliriz. Bu medeniyetler,
akarsuların sağladığı çeşitli kolaylıklardan faydalanmışlardır.
Özellikle ayette belirtildiği gibi bir tepenin yanında akarsu bulunması,
suyun tepeden aşağıya doğru akışı boyunca her türlü birikintiyi
toplamasını ve tüm bu topladıklarını bıraktığı noktada da, mineral
ve besin açısından son derece zengin alüvyonlu topraklar oluşmasını
sağlar. Bu da tarımın kalitesini ve verimini olumlu yönde etkiler.
Toprağın zenginliğinin yanında, akarsuyun sağladığı bir başka avantaj
da, sulama kolaylığıdır. Sulama kolaylığı sayesinde, vadi boyunca
tarıma elverişli araziler oluşması mümkün olur. Böyle bir imkan,
ekinlerin çok daha hızlı büyümesini ve çok daha bereketli olmasını
sağlar. Suyun bolluğu ve akış imkanının olması, akarsu kenarlarındaki
yerleşim bölgelerinde hayvancılık faaliyetlerinin yapılmasını da
kolaylaştırır.
Akarsuların tüm medeniyetler için kilit bir unsur olmasının bir
başka sebebi de, gemicilik, taşımacılık ve balıkçılık gibi ticari
ve sosyal imkanların gelişmesini mümkün kılmasıdır. Örneğin Nil
vadisinde yerleşmiş olan Mısırlılar tüm bu imkanları sonuna kadar
kullanmış ve hem kültür hem de medeniyet açısından o dönem için
çok ileri seviyelere ulaşmayı başarmışlardır.
Tüm bu hayati, sosyal ve ticari yararlardan başka, akarsuların
estetik açıdan oluşturduğu güzellik de ayrı bir nimettir. Hem göze,
hem de kulağa hoş gelen bu su kaynakları, güzel manzaralar oluşturarak,
bu yerleşim merkezlerini son derece kıymetli bir hale getirirler.
Yalnızca birkaç madde olarak sıraladığımız bu yararlar, suyun bol
olduğu yerlerin, insanların barınması için de en elverişli yerler
olduğunu ortaya koymaktadır. İşte Allah Hz. Meryem ve Hz. İsa'nın
yerleşim yerinden bahsederken, böyle mekanların faydalarına da işaret
etmiştir.
Allah'ın Güzelliğine Dikkat Çektiği Ortamlar
Allah Kuran'da cennetle ilgili ayetlerde, insanlar için güzellikler
içeren ortamlara da dikkat çekmiştir. Bu ortamlardan biri de alabildiğine
uzanan yeşilliklerdir:
Bu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var. Şu halde
Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Alabildiğine yemyeşildirler.
(Rahman Suresi, 62-64)
İnsanı Allah yaratmıştır ve onun ruhuna zevk verecek şeyleri de
en iyi Allah bilmektedir. İşte, alabildiğine uzanan yeşilliklere
karşı insanda oluşan zevk de bunun göstergelerinden biridir.
Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar ise; onlara
yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir.
Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah,
va'dinden dönmez. (Zümer Suresi, 20)
Altından ırmaklar akan yerlere, Kuran'da cennet tasvirlerinin yapıldığı
ayetlerde dikkat çekilir. Cennetteki evlerin ve köşklerin hep böyle
mekanlarda yer aldığı bildirilir. Allah'ın, razı olduğu kullarını
cennette altından ırmaklar akan mekanlarla ödüllendirmesi, dünyada
da buraların en güzel yerler olduğuna açık bir işarettir.
Kuran'da güzelliğine ve üstünlüğüne dikkat çekilen bir başka güzel
mekan örneği de çeşitli ürünlerle bezenmiş bahçeler ve meyveliklerdir.
Allah kupkuru topraktan her biri birbirinden güzel olan, çarpıcı
kokularda, renklerde ve tatlarda meyveler çıkartır. Bu meyvelerin
dallarından sarktığı ağaçlar ve bu ağaçlarla bezenmiş bahçeler ise
dünyada olabilecek en güzel mekanlardandır. İşte cennetle ilgili
ayetlerde de bu bahçelerin sonsuz yaşamda ne kadar kusursuz ve görkemli
olacağı anlatılmıştır.
Ayetlerde dikkat çekilen meyve bahçelerinden bazıları şöyledir:
O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini
bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş
taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış
salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden
ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa
eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda
gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)
Kuran'da "tomurcuğundan yere sarkmış salkımlar" şeklinde ifade
edilen hurma ağaçları, hem görüntülerinin hem de lezzetlerinin güzelliğiyle
dikkat çeker. Bunun yanında tatlarıyla ve renkleriyle çeşitlilik
gösteren üzüm bağları, zeytinden, nardan bahçeler, gerçekten de
ürün verdiklerinde ve dallarında olgunlaştıklarında çarpıcı bir
görünüme bürünürler.

|