Kuran'da Estetik ve Sanat

Giriş
Kuran'da İşaret Edilen Güzel Davranışlar
Kuran'da İşaret Edilen Akılcı Önlemler
Kuran'da Dikkat Çekilen Tebliğ Yöntemleri
Kuran'da Faydalarına Dikkat Çekilen Hayvanlar
Kuran'da Faydalarına Dikkat Çekilen Besinler
Kuran'da Estetik ve Sanat

Güzelliklerden ve estetikten zevk almak insana ait bir özelliktir. Allah insanın ruhunda, güzelliğe karşı bir duyarlılık hissi yaratmıştır. Ancak, bu estetik anlayışının açığa çıkması ve gelişmesi, insanın imanı ve aklı ile doğru orantılıdır.

Müminler karşılaştıkları bütün güzellikleri yaratanın Allah olduğunu bildikleri için, bu güzellikler karşısında heyecan duyarlar. Kendilerine bunların tümünü sunan Allah'ın gücünü ve sanatını gereği gibi takdir edebilmeye çalışırlar. Cennete karşı duydukları özlem de, güzelliklerden zevk alma kabiliyetlerini artırır. Allah'ın Kuran'da haber verdiği cehennem ortamını düşünüp kıyas yaptıklarında ise, ruha zevk veren estetiğin değerini daha iyi kavrarlar.

Kuran'da yer alan cennet hakkındaki ayetler de müminler için yol gösterici bir nitelik taşımaktadır. Çünkü cennet ayetlerinde, Allah'ın müminler için seçip beğendiği, uygun gördüğü, kullarını bunlar ile mükafatlandıracağını vaat ettiği bir ortam ile güzellik ve estetik anlayışı tarif edilmektedir. Mümin, Kuran'daki bu işaretleri dünya şartlarında olabilecek en uygun şekilde hayata geçirerek, güzelliklerle dolu bir yaşam modeline ulaşabilir.

Allah'ın Sunduğu Güzellikler

Allah'ın insanlara dünyada verdiği sayısız nimetlerden biri de süs eşyalarıdır. Kuran'da bahsedilen altın, gümüş takılar, inciler, çeşitli kumaşlar ve benzeri birçok eşya, insana estetik yönden zevk sunmak üzere Allah'ın yarattığı güzelliklerdendir. Allah'ın cennette samimi kullarına mükafat olarak vereceği bu güzelliklerden ayetlerde övgüyle bahsedilir:

Onların üzerinde hafif ipek ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle bezenmişlerdir... (İnsan Suresi, 21)

Allah bu ayetinde ipek ve atlas kumaşların değerine dikkat çekmiştir. Ayrıca ayetten anlaşıldığı gibi, gümüş takılar da Allah'ın insanlar için yarattığı süs eşyalarındandır. Kuran'ın daha pek çok ayetinde gümüş bileziklerden söz edilir.

Başka bir ayette de, altın bileziklerin ve incilerin güzelliğine işaret edilir:

Hiç şüphesiz Allah, iman edenleri ve salih amellerde bulunanları altından ırmaklar akan cennetlere sokar, orada altından bileziklerle ve incilerle süslenirler; oradaki elbiseleri ipek(ten)tir. (Hac Suresi, 23)

Allah incinin seçkin bir süs eşyası olduğuna dikkat çekmiş ve cennette bir mükafat olarak müminlere verileceğini belirtmiştir.

İşte Allah'ın sunduğu tüm bu güzelliklere karşılık insanın yapacağı tek şey, O'na gereği gibi şükredebilmek ve Allah'ın istediği gibi bir yaşam sürmektir. İnsan, bunun karşılığında cennetle mükafatlandırılacak ve sonsuza kadar tükenmeyecek nimetlere ve güzelliklere kavuşacaktır. Aksi takdirde ise, dünyada kendisine sunulan bu imkanlardan belki geçici bir süre yararlanacak ama bu yararlanma ona, yaptıklarından hesaba çekileceği hesap gününde hiçbir fayda sağlamayacaktır. Ve sonsuza kadar kalmak üzere, tek bir güzelliğin bile yer almadığı cehhenemi hak edecektir.

Kuran'da Övülen Dekorasyon Anlayışı

İnsanı "en güzel surette" yaratan Allah, ona estetikten zevk almayı da öğretmiştir. Canlıların içinde, "güzel" kavramının farkında olan tek varlık insandır. İnsan, hem güzel olan şeyleri sever, hem de kendi yaptığı şeylerde estetik bir yön olması isteğiyle hareket edip kendisi de güzel şeyler ortaya çıkarmaya çalışır.

Kuran'ın işaretleriyle, estetik, güzellik ve inceliğe dair pek çok detay müminler arasında da teşvik edilmiştir. Allah bir ayetinde, "kulları için çıkardığı ziynet ve temiz rızıklar" için "… dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır…" diye haber vermiştir. (Araf Suresi, 32)

Allah'ın ayetinde bildirdiği gibi yeryüzündeki tüm incelik ve güzellikler, onları takdir edebilen müminler içindir ve bunlarla kıyaslanmayacak nicesi de ahirette yalnız inananlara verilecektir.

Var olan her güzellik, onu Yaratan'ın bir ürünüdür. Bu yüzden mümin güzellikten etkilenir, şükreder ve her nimet onu Rabbi'ne daha da yakınlaştırır. Kuran'da Hz. Süleyman'ın hayatı ile ilgili verilen detaylar bu konularda çeşitli işaretler içermektedir. Hz. Süleyman, Allah'ın verdiği zenginlikten, güçten ve ihtişamdan çok zevk aldığını söyler ve bunun nedenini de şöyle açıklar:

O da demişti ki: "Gerçekten ben, mal (veya at) sevgisini Rabbimi zikretmekten dolayı tercih ettim..." (Sad Suresi, 32)

Buradan anlaşıldığı gibi, inanmayanlar için saptırıcı bir etkiye sahip olan mal, mülk, ihtişam ve zenginlik, mümin için bir hayır, güzellik ve Allah'ın rızasını kazanmak, şükretmek için bir vesile olmaktadır.

Hz. Süleyman'ın yaptırmış olduğu eserler de onun sanat zevkini ortaya çıkarmaktadır. Bugün Kudüs'te yer alan ve sadece bir duvarı ayakta olan Süleyman Mabedi, Tevrat, İncil ve Kuran ile o döneme ait tüm tarihi belge ve yazmalarda bahsedilen, görkemli bir saraydı. Kendisini ziyarete gelen Sebe Melikesi sarayın içine girdiğinde tüm zeminin camla kaplı olduğunu anlamamış zemini su zannetmişti. Bu, insanların alışık olmadığı bir teknikti. Sebe Melikesi saraydaki ihtişamı görünce Hz. Süleyman'ın aklına, sanatına ve bilgisine teslim olmuş ve iman etmişti.

Hz. Süleyman kıssası müminler için çok dikkat çekici bir örnektir. Müslümanların yeryüzünü nasıl güzel eserlerle donatabileceklerini, sanatta ve estetikte nasıl ilerleyebileceklerini göstermek açısından önemli bir delil oluşturur. Nitekim yakın tarihimizde de bu yönde bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan ihtişam ve sahip oldukları sanat anlayışı buna güzel bir örnektir. Osmanlı sanatını bu kadar değerli kılan en önemli unsur, ilhamını bizzat Kuran'dan alması, Allah'ın Kuran'da işaret ettiği güzellikleri kullanmış olmasıdır.

Kuran'da dekorasyonda kullanılabilecek inceliklerle ilgili pek çok detay bildirilmiş, çeşitli örnekler verilmiştir. Evlerin üzerine kurulduğu mekanlardan, iç dekorasyonlarına kadar insanın hoşuna gidecek noktalara dikkat çekilmiştir.

Allah özellikle cenneti tarif eden ayetlerinde bu yönde işaretler sunmuştur. Zira Allah, cenneti insan ruhunun en hoşlanacağı ve en etkileneceği malzemelerle donatmıştır. Kuran ayetlerinde, cennetteki bu aksesuarlar detaylı olarak anlatılırken, aslında insanlara dünyada da en hoş mekanları nasıl elde edebilecekleri konusunda yol gösterilmektedir.

Kuran'da dikkat çekilen ve övülen dekorasyon örneklerinden bir kısmını şöyle sıralayabiliriz:

Yüksek Tavanlar

Ma'mur eve, yükseltilmiş tavana, (Tur Suresi, 4-5)

Yüksek tavanlı yerler, içinde bulunan kimseye ferahlık ve genişlik hissi verirler. Estetik açıdan da son derece görkemlidirler. Bunun tam aksine alçak tavanlı, basık yerler de insanın ruhuna sıkıntı veren yerlerdir. Hatta bu özelliğin cehennemde bir azap çeşidi olarak kullanılacak olması da oldukça dikkat çekicidir. Cehennem'in tarif edildiği ayetlerde basık, dar ve sıkışık yerlere dikkat çekilmesi insanlara, dünyada da dar ve basık ortamların tercih edilmeyeceği yönünde işaretler sunar.

Gümüş Tavanlı Mekanlar ve Yüksek Merdivenler

… Evlerine gümüşten tavanlar ve üzerinde çıkıp-yükselecekleri merdivenler yapardık. Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar, ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbin'in katında muttakiler içindir. (Zuhruf Suresi, 33- 35)

Allah'ın güzel olduğuna işaret ettiği dekorasyon modellerinden biri de, gümüşten tavanlar ve yüksek merdivenlerdir. Yukarıdaki ayetlerde Allah, bunları da "çekici süsler"den biri olarak nitelendirerek son derece değerli olduklarına işaret etmiştir.

Kapılar

Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp-dayanacakları koltuklar ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik)… (Zuhruf Suresi, 34-35)

Yine Zuhruf Suresi'ndeki bu ayette görülen "evlerine kapılar" ifadesi, kapıların da estetik ve sanat açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeker. İşlevsel kullanımının yanısıra, gümüş, altın, cam süslemeler ya da ahşap oyma gibi çok çeşitli malzemelerle yapılabilen kapılar, evin giriş bölümünde veya çeşitli yerlerinde aksesuar olarak kullanılabilirler. Nitekim Osmanlı sanatında bu uygulama gerçekleştirilmiş ve göze son derece hoş gelen çeşitli boyutlarda, desenlerde kapılar sarayları, köşkleri, konakları süslemiştir.

Sütunlar

'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e? Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi. (Fecr Suresi, 7-8)

Kuran'da adı geçen Ad kavmine ait İrem şehri görkemli mimarisi ve yüksek sütunlarının ihtişamıyla dikkat çekmiştir. Kuran'da anlatılan bu kıssa "yüksek sütunların" güzelliğine ve gösterişine yönelik bir anlam da içermektedir.

Mücevher İşlenmiş Tahtlar

Cennet ile ilgili ayetlerde tahtlardan sık sık bahsedilmekte ve tahtlar Allah'ın razı olduğu kullarına verdiği bir mükafat olarak tanıtılmaktadır:

Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır. Konulmuş (içecek dolu) kaplar. Dizi dizi yastıklar. Ve serilmiş yaygılar. (Gaşiye Suresi, 13-16)

Hem görünüm, hem de kullanımda sağladığı rahatlık açısından tahtlar, insan için ideal oturma malzemelerindendir. Bunun yanısıra, tahtları süslemelerle donatmak ve daha ihtişamlı bir hale getirebilmek de mümkündür. Buna örnek olarak ayetlerde şöyle bildirilmektedir:

'Özenle işlenmiş mücevher' tahtlar üzerindedirler. Karşılıklı yaslanmışlardır. (Vakıa Suresi, 15-16)

Cennette oturma yeri olarak bildirilen bir başka detay da, rahatlıkla yaslanılabilen koltuklar, tahtlar olmasıdır. Ayetlerde bu güzellik ve rahatlık şöyle haber verilmiştir:

Orada tahtlar üzerinde yaslanıp-dayanmışlardır. Orada ne (yakıcı) bir güneş ve ne de dondurucu bir soğuk görürler. (İnsan Suresi, 13)

Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, 'sevinç ve mutluluk dolu' bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. (Yasin Suresi, 55-56)

Adn cennetleri; kapılar onlara açılmıştır. İçinde yaslanıp-dayanmışlardır… (Sad Suresi, 50-51)

Özenle dizilmiş tahtlar üzerinde yaslanmışlardır… (Tur Suresi, 20)

Yüksek Döşekler ve Ağır İşlenmiş Atlastan Yataklar

Yükseklere-kurulmuş döşekler (sedirler). (Vakıa Suresi, 34)

Allah'ın cennette yer alacağını belirttiği yükseklere kurulmuş döşekler ve sedirler, alçak bir zemine yerleştirilen düzenlere kıyasla görüntüyü çok daha geniş açılı alırlar. Bu yönleriyle son derece ferahlatıcı bir özelliğe sahiptirler.

Astarları, ağır işlenmiş atlastan yataklar üzerinde yaslanırlar. İki cennetin de meyve-devşirmesi (ordakilere) yakın (kolay)dır. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (Rahman Suresi, 54-55)

Yukarıdaki ayet, dekorasyonda kullanılan taht, döşek, koltuk ya da yatak gibi malzemelerde ağır işlenmiş atlas kullanmanın güzelliğine dikkat çekmiştir. İpeğin daha ağır ve kalın dokunmuş bir formu olan atlas, son derece estetik bir kumaş çeşididir. Atlasın ağır ve gösterişli iplik ve motiflerle işlenmiş olması, üzerine serildiği tahtın ya da yatağın görünümünü çok daha etkileyici hale getirecektir.

Yeşil Yastıklar

Yeşil yastıklara ve çarpıcı güzellikteki döşeklere yaslanırlar. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (Rahman Suresi, 76-77)

Allah'ın Kuran'da söz ettiği bir başka güzellik de yastıklardır. Bu ayetlerde yastıkların yanısıra insan ruhuna huzur ve rahatlık verdiği bugün bilim tarafından da onaylanan yeşil rengin önemine de dikkat çekilmiştir.

Altın Tepsiler ve Testiler

Onların etrafında altın tepsiler ve testilerle dolaşılır; orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız. İşte, yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur. (Zuhruf Suresi, 71-72)

Allah cennette ikram için kullanılan kapları da bir sanat ve estetikle yaratacağını bildirmiştir. Ayetin devamında da belirtildiği gibi, bu malzemeler "nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet aldığı" nimetlerdir.

Gümüşten Billur Kaplar, Kupalar ve Kadehler

Cennette altın tepsiler ve altın testilerin yanında kullanılacağı bildirilen bir başka ikram malzemesi de gümüşten yapılmış billur kaplar ve kupalardır. Cenneti tasvir eden ayetlerde bu konu şöyle anlatılmaktadır:

Çevrelerinde gümüşten billur kaplar, kupalar dolaştırılır. Gümüşten billur kaplar ki, onları belli bir ölçüyle tespit etmişlerdir. (İnsan Suresi, 15-16)

Hayatlarını Allah'ın istediği şekilde geçiren kişilere, sonsuz bir cennet hayatı ve orada nefislerine hoş gelecek sonsuz güzellikte nimetlerle karşılık verilecektir. Öyle ki müminlere, köşkleriyle, bahçeleriyle, dekorasyonuyla eşsiz bir ortamda altın tepsiler içerisinde billur kaplarla, kadehlerle cennete has kaynaklardan doldurulma içkilerle sonsuza dek hizmet edilecektir. Bir diğer ayette de, müminlere kadehler içerisinde yapılan bu ikrama dikkat çekilmektedir:

Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar). Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır. (Saffat Suresi, 44-45)

Elbetteki tüm bunlar cennete has ve dünyadakilerle kıyas edilemeyecek güzellikte nimetlerdir. Ancak Allah, kullarına dünyada da cennettekileri andıran nimetler ve imkanlar sunmuştur. Buna karşılık müminin yapması gereken, kendisine verilen her türlü güzelliği takdir edip, ondan zevk almak ve sonsuz ikram sahibi Rabbine karşı boyun eğici ve şükredici olmaktır.

KURAN'DA MEKAN TASVİRLERİ

Allah Kuran'da, tarih boyunca yaşamış olan birçok peygamberden, onların kavimlerinden ve yaşadıkları yerlerden bahseder. Buralarla ilgili detaylı tarifler yapar. Ayrıca insanlar için yaşamaya uygun yerleşim alanlarına dikkat çeker. Hangi ortamın insan sağlığı için daha iyi ve hangi iklimin yaşamak için daha elverişli olduğuna işaret eder.

Barınmaya Elverişli Yerler

Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem'in yaşadıkları yer hakkında bilgi veren ayet, barınmak için elverişli olan bir mekanın nasıl olabileceğine dair işaretler taşımaktadır:

Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepede yerleştirdik. (Müminun Suresi, 50)

Hz. Meryem, İsa Peygamber'i dünyaya getirdikten sonra bu bölgeye yerleşmiştir. Bu ortamın en büyük avantajlarından biri akarsuyunun olmasıdır. Akarsuyu olan bir yer öncelikle, insan için her açıdan hayati bir önem taşıyan "suyun" olduğu bir yer demektir. Böyle bir yerleşim merkezinde ise hem beden, hem de mekan temizliğinin son derece kolay olacağı açıktır. Temizliğin yanında su, insan bedeninin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her organın ihtiyaç duyduğu hayati bir maddedir. Vücudun belirli bir süre susuz kalması ölüme kadar varan rahatsızlıklarla sonuçlanabilir. İşte akarsu kenarlarındaki yerleşim merkezlerinin önemli bir faydası, kişinin buralarda su ihtiyacını hem en zahmetsiz, hem de en temiz yollardan karşılayabilmesidir.

Suyu bol olan bir yerleşim bölgesinin elbette daha başka yararları da vardır. Bunu, tarih boyunca akarsu kenarlarına kurulmuş olan birçok medeniyeti incelediğimizde görebiliriz. Bu medeniyetler, akarsuların sağladığı çeşitli kolaylıklardan faydalanmışlardır.

Özellikle ayette belirtildiği gibi bir tepenin yanında akarsu bulunması, suyun tepeden aşağıya doğru akışı boyunca her türlü birikintiyi toplamasını ve tüm bu topladıklarını bıraktığı noktada da, mineral ve besin açısından son derece zengin alüvyonlu topraklar oluşmasını sağlar. Bu da tarımın kalitesini ve verimini olumlu yönde etkiler. Toprağın zenginliğinin yanında, akarsuyun sağladığı bir başka avantaj da, sulama kolaylığıdır. Sulama kolaylığı sayesinde, vadi boyunca tarıma elverişli araziler oluşması mümkün olur. Böyle bir imkan, ekinlerin çok daha hızlı büyümesini ve çok daha bereketli olmasını sağlar. Suyun bolluğu ve akış imkanının olması, akarsu kenarlarındaki yerleşim bölgelerinde hayvancılık faaliyetlerinin yapılmasını da kolaylaştırır.

Akarsuların tüm medeniyetler için kilit bir unsur olmasının bir başka sebebi de, gemicilik, taşımacılık ve balıkçılık gibi ticari ve sosyal imkanların gelişmesini mümkün kılmasıdır. Örneğin Nil vadisinde yerleşmiş olan Mısırlılar tüm bu imkanları sonuna kadar kullanmış ve hem kültür hem de medeniyet açısından o dönem için çok ileri seviyelere ulaşmayı başarmışlardır.

Tüm bu hayati, sosyal ve ticari yararlardan başka, akarsuların estetik açıdan oluşturduğu güzellik de ayrı bir nimettir. Hem göze, hem de kulağa hoş gelen bu su kaynakları, güzel manzaralar oluşturarak, bu yerleşim merkezlerini son derece kıymetli bir hale getirirler.

Yalnızca birkaç madde olarak sıraladığımız bu yararlar, suyun bol olduğu yerlerin, insanların barınması için de en elverişli yerler olduğunu ortaya koymaktadır. İşte Allah Hz. Meryem ve Hz. İsa'nın yerleşim yerinden bahsederken, böyle mekanların faydalarına da işaret etmiştir.

Allah'ın Güzelliğine Dikkat Çektiği Ortamlar

Allah Kuran'da cennetle ilgili ayetlerde, insanlar için güzellikler içeren ortamlara da dikkat çekmiştir. Bu ortamlardan biri de alabildiğine uzanan yeşilliklerdir:

Bu-ikisinin ötesinde iki cennet daha var. Şu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? Alabildiğine yemyeşildirler. (Rahman Suresi, 62-64)

İnsanı Allah yaratmıştır ve onun ruhuna zevk verecek şeyleri de en iyi Allah bilmektedir. İşte, alabildiğine uzanan yeşilliklere karşı insanda oluşan zevk de bunun göstergelerinden biridir.

Ancak Rablerinden korkup-sakınanlar ise; onlara yüksek köşkler vardır, onların üstünde de yüksek köşkler bina edilmiştir. Onların altında ırmaklar akmaktadır. (Bu,) Allah'ın va'didir. Allah, va'dinden dönmez. (Zümer Suresi, 20)

Altından ırmaklar akan yerlere, Kuran'da cennet tasvirlerinin yapıldığı ayetlerde dikkat çekilir. Cennetteki evlerin ve köşklerin hep böyle mekanlarda yer aldığı bildirilir. Allah'ın, razı olduğu kullarını cennette altından ırmaklar akan mekanlarla ödüllendirmesi, dünyada da buraların en güzel yerler olduğuna açık bir işarettir.

Kuran'da güzelliğine ve üstünlüğüne dikkat çekilen bir başka güzel mekan örneği de çeşitli ürünlerle bezenmiş bahçeler ve meyveliklerdir. Allah kupkuru topraktan her biri birbirinden güzel olan, çarpıcı kokularda, renklerde ve tatlarda meyveler çıkartır. Bu meyvelerin dallarından sarktığı ağaçlar ve bu ağaçlarla bezenmiş bahçeler ise dünyada olabilecek en güzel mekanlardandır. İşte cennetle ilgili ayetlerde de bu bahçelerin sonsuz yaşamda ne kadar kusursuz ve görkemli olacağı anlatılmıştır.

Ayetlerde dikkat çekilen meyve bahçelerinden bazıları şöyledir:

O, gökten su indirendir. Bununla herşeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, -birbirine benzeyen ve benzemeyen- üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler (kılıyoruz.) Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır. (Enam Suresi, 99)

Kuran'da "tomurcuğundan yere sarkmış salkımlar" şeklinde ifade edilen hurma ağaçları, hem görüntülerinin hem de lezzetlerinin güzelliğiyle dikkat çeker. Bunun yanında tatlarıyla ve renkleriyle çeşitlilik gösteren üzüm bağları, zeytinden, nardan bahçeler, gerçekten de ürün verdiklerinde ve dallarında olgunlaştıklarında çarpıcı bir görünüme bürünürler.

 

Kuran'da Temel Kavramlar
Kuran'dan Genel Bilgiler
Kuran Bilgisi
Kuran'ın Bazı Sırları
Kuran'ın Hayata Sunduğu
Güzellikler
Allah'ın İsimleri
Gözardı Edilen Kuran
Hükümleri

Kuran'ı Dinlemeyenler
Akılsız Kuran'ı Nasıl
Yorumlar?
İslam'ın İnanç Esasları
Kolaylık Dini İslam
Sinsi Bir Tehlike: Gaflet
Kıyamet Günü
Ölüm, Kıyamet, Cehennem
Müminlerin Asıl Yurdu Cennet
Kuran'a Göre Gerçek Akıl
Münafığın Sırları
Müslümanlara Atılan İftiralar

Şeytanın Enaniyeti
İmtihanın Sırrı