|
Şeytan'ın Özellikleri
Şeytan her insanın hayatı boyunca binlerce defa karşılaşacağı
en büyük düşmanıdır. Düşmandır çünkü, insan yüzünden Allah katındaki
makamını kaybetmiştir. Yeryüzünde bulunmasının tek nedeni de insanları
saptırmak için Allah'tan aldığı izindir. Kıyamete kadar, bu izin
doğrultusunda olabildiği kadar çok insanı cehennem ateşine sürükleyecek,
bunu başarmak için her türlü yolu deneyecektir. Bu amaçla şeytan,
insanları her an gözler (Araf Suresi, 27), insana zarar verecek
planlar ve oyunlar hazırlar.
Çoğu insan şeytanın ne kadar büyük bir tehlike olduğunun farkında
bile değildir. Şeytan bu insanların mantığına göre, uzak, hatta
hayali bir varlıktır. Onlara göre yalnızca çok büyük kötülükleri
yapan, vahşi, cani kimseler şeytana uyarlar. Kendilerini ve kendileri
gibi normal insanları zaten temiz kalpli görürler. Ancak arada yapılan
ufak tefek hatalar için "şeytana uydum" denir.
Oysa bu gaflet, insanın hayatı boyunca yapabileceği en büyük hatalardan
biridir. Çünkü şeytan -iman eden küçük bir grup dışında- insanların
tamamına yakınını kendi kontrolü altına almıştır. Bu insanlar farkında
olmadan en büyük düşmanları olan şeytanın istediği hayatı yaşar
ve onun peşinden cehenneme giderler. Oysa insanların yapması gereken,
şeytanı çok iyi tanımak ve onu düşman edinmektir. Allah bunu insanlara
Fatır Suresi'nde emretmiştir:
Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse
siz de onu düşman edinin... (Fatır Suresi, 6)
Şeytanın farkına varmak, onu bir düşman olarak kavramak insanı
kurtuluşa götüren adımlardan biridir. Bunun için öncelikle şeytanın
özelliklerini, daha sonra da kullandığı taktikleri bilmek gerekir.
Birçok Kuran ayetinde ayrıntılı olarak tarif edilen bu özellikler
aşağıda ana başlıklar altında sıralanmıştır.
SİNSİ VE YALANCIDIR
Şeytan, insanları doğru yoldan alıkoyabilmek için öncelikle gerçekleri
örter. Bunun en geçerli yolu ise sinsice yalan söyleyerek insanları
kandırmaktır. Yalan yoluyla, sahte ve boş vaadler vererek insanları
kendi tarafına çekmeye çalışır. Daha iyi bir sosyal statü, daha
çok para, daha çok cinsellik, daha rahat bir hayat, hatta ahirette
daha üstün bir konum bile vaad eder. Ancak yalan söylediğini ve
boş vaadlerde bulunduğunu ahirette kendisi itiraf edecektir:
İş hükme bağlanıp-bitince, şeytan der ki: "Doğrusu,
Allah, size gerçek olan vaadi vaadetti, ben de size vaadde bulundum,
fakat size yalan söyledim...(İbrahim Suresi, 22)
Fakat bu itiraf ancak dünya hayatı sona erdikten sonra, şeytan
ve dostları kıyamet günü haşredildikleri zaman gerçekleşir. Elbette
bu gerçeği öğrenmek şeytanın dostlarına hiçbir fayda sağlamaz. Hepsi
tarih boyu şeytana tabi olan diğer insanlarla beraber cehenneme
girerler.
İTAATTEN ÇIKMIŞ, SAYGISIZ VE NANKÖRDÜR
Şeytan kendisini yoktan var eden ve sahip olduğu bütün özellikleri
veren Allah'a karşı büyük bir nankörlük içindedir. (İsra Suresi,
27) Bu nankörlük ve kendini bilmezlik içinde kendi yaratıcısına
başkaldırmış ve itaatten çıkmıştır.
AZGIN VE KAYPAKTIR
Şeytanın dikkat çekilen bir başka özelliği de hem azgın, hem de
kaypak (Hac Suresi, 3) oluşudur.
DÜZENİ İNANANLAR İÇİN ÇOK ZAYIFTIR
Şeytanın iman edenlere karşı kurduğu tuzaklar ve hileli düzenler
dıştan bakıldığında güçlü gibi gözükse de bu aslında bir aldanıştır.
Çünkü gerçekte şeytanın hileli düzeni zayıftır ve yıkılmaya mahkumdur:
İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar edenler
ise tağut yolunda savaşırlar, öyleyse şeytanın dostlarıyla savaşın.
Hiç şüphesiz, şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır. (Nisa Suresi,
76)
GÜCÜ YALNIZCA ÇAĞIRMAYA YETER
Şeytanın insan üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktur. O yalnızca
insanları davet eder. Bu davete uyan insanın kendisidir. Yani insan
bir vicdansızlık yaptığında, bunun sorumluluğunu şeytana yükleyip
bırakamaz. Asıl kınaması gereken şeytana uyan nefsidir. Şeytan bu
gerçeği ahirette kendisini suçlayan inkarcılara karşı şöyle bildirecektir:
...Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu,
yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni
kınamayın, siz kendinizi kınayın. (İbrahim Suresi, 22)
İNSANLARIN DÜŞMANIDIR
Şeytan'ın insanın başdüşmanı olduğu birçok ayette belirtilmiştir.
(En'am Suresi 142, Kehf Suresi 50, Yasin Suresi 60) Çünkü şeytanın
insana vermek istediği zarar, yeryüzünde hiç kimsenin veremeyeceği
kadar büyüktür. Şeytan insanın cehennemde sonsuza kadar yanmasını
ister. Bu sebeple de insanın en büyük düşmanıdır. Bu gerçek ayetlerde
bildirilmektedir:
Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve
temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Gerçekte o,
sizin için apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 168)
Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.
(Yusuf Suresi, 5)
İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir Yönü Yoktur
Varlığını insana zarar ve sıkıntı vermeye adamış olan şeytan,
insanlar için hiçbir hayır ve iyilik sahibi değildir. Şeytanın bu
özelliği ayetlerde de "her türlü hayırla
ilişkisi kesilmiş" (Nisa Suresi, 117) olarak bildirilmiştir.
İNSANLAR ÜZERİNDE BİR PİSLİKTİR
Şeytanın insan üzerindeki etkisi, Kuran'da "pislik"
olarak tanımlanır:
...Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın
pisliklerini gidermek, kalplerinizin üstünde (güven ve kararlılık
duygusunu) pekiştirmek ve bununla ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak
için size gökten su indiriyordu. (Enfal Suresi, 11)
ALLAH KATINDAN KOVULMUŞTUR
Şeytan itaatsizliği ve nankörlüğü yüzünden Allah katından aşağılanarak
ve horlanarak kovulmuştur. Zaten "şeytan" kelimesi de
bizzat bu kovulmuşluk anlamını içermektedir. Şeytanın bu özelliği
Al-i İmran Suresi 36, Tekvir Suresi 25 ve Hicr Suresi 17. ayetlerde
bildirilmektedir.

|