|
SONUÇ
Kitap boyunca günlük hayatta insanın pek sık düşünmediği
ama aslında bir insan için dünyada var olan en önemli gerçeklere
dikkat çektik:
Herşeyin Yaratıcısı olan Allah'ın varlığına,
Yeryüzünde evrim diye bir sürecin yaşanmadığına, herşeyin
Allah'-ın üstün yaratışının birer delili olduğuna,
Gözünün önünde saniyede 500 kere kanat çırparak uçan
sinekteki mucizeyi insanın görmezden gelebildiğine,
Çevresindeki çeşit çeşit yiyeceklerin, ince güzelliklerin
hep Allah'-tan birer nimet olduğuna,
Bu dünyada kaldığı 3-5 on yılın aslında 3-5 saniye kadar
hızlı geçtiğine,
Süratle akan bu zamanın sonucunda kesin bir gerçekle,
ölüm gerçeğiyle muhakkak karşılaşacağına,
Ölümün ardından hesap günü diriltileceğine ve Rabbinin
huzurunda hesap vereceğine,
Bu hesabın sonucunun cennet veya cehennemle sonuçlanabileceğine,
Sonucun cennet olabilmesi için Allah'ın hak olarak gönderdiği
Kuran'a tabi olması, Allah'ın dinini yaşaması, kesinlikle Allah'ın
emrettiği güzel ahlakı taşıması gerektiğine…
Kuşkusuz bunların her biri bir insanın bilmesi, üzerinde
düşünmesi ve asla unutmaması gereken gerçeklerdir. İnsan dünyaya
gelip bunları hiç öğrenmeden veya duyup da göz ardı ederek yaşıyorsa,
büyük bir kaybı ve pişmanlığı da göze almış demektir. Bu kaybı göze
alan insan ise şunu düşünmelidir:
Kitabın son bölümlerinde ele aldığımız gerçekler dünyaya
hırsla bağlanmasını, yukarıda sıraladığımız hayati gerçekleri unutmasını
son derece anlamsız hale getirmektedir. Çünkü OLAĞANÜSTÜ bir durumla
karşı karşıyadır; yaşadığı dünyanın, sahip olduğu malın-mülkün,
sevdiği veya kızgınlık duyduğu insanların hiçbir maddesel gerçekliği
yoktur. Her biri Allah'ın durmaksızın yarattığı birer hayalden ibarettir.
Bu durumda insanın bu hayalleri gerçek sanarak aldanması,
Allah'ın kendisine bir fırsat olarak verdiği ömrü boş bir emel uğruna
tüketmesi akılcı bir hareket midir?
Elbette değildir.
Allah'ın varlığını bilen, O'nu gereği gibi takdir edebilen
bir insan bu akılsızlığı göstermez. Bu akılsızlığa düşenler yalnızca
inkarcılardır. Allah tüm ömrünü aslı olmayan hayaller uğruna harcayan
ve Yaratıcılarını unutan bu insanların durumunu ve uğrayacakları
sonu Kuran'da şöyle haber vermiştir:
İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir
arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında
bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur. (Allah da) Onun hesabını
tam olarak verir. Allah, hesabı çok seri görendir. (Nur Suresi,
39)
Siz sakın Allah'ın size gösterdiği bir "hayal" olan bu
dünyayı mutlak sanmayın ve ona aldanmayın. Allah'ın sonsuza kadar
nimetler sunacağı cennete kavuşmak için çaba harcayın. Aksinin sonsuz
bir kayıp olacağını da henüz vaktiniz varken SAKIN ANLAMAZLIKTAN
GELMEYİN.

|